‘Birkaç İyi Adam yarım kalmıştı’
irkaç İyi Adam’a sanki yıllar işlememiş. Hepsinin enerjisi çok yüksek. Grupları dağılsa da onların dostlukları hiç bozulmamış... Sohbetlerinden de hemen anlaşılıyor. Şimdi yeni projelerine hazırlık heyecanı yaşıyorlar. Başlıyoruz muhabbete.
◊ 30 sene sonra geri döndünüz. Müzik grupları yeniden popüler oldu, Manifest gibi gruplar ilgi görüyor. Biz de yeniden bir araya gelelim mi dediniz?
Faruk K: Aslında beş yıldır çocukları bir araya getirmek için çaba gösteriyorum.
◊ Onlar mı sorun çıkarıyordu da bu kadar beklediniz?
Faruk K: Evet çünkü Murat (İnce) oyunculuk üzerine ilerlemeye karar verdi. Aytunç’un (Bentürk) zaten dans okulu var. Hakan (İlban) da işiyle ilgileniyor. Son dönemde ‘Yonca’nın 90’lar Ekspresi’nin kreatif direktörlüğünü yaptım, o sırada Aytunç’un okulunda provalar yapıyorduk. Ve Birkaç İyi Adam’ı dansçılarla taklit ettiğimiz bir sahne vardı. Aytunç o gün provaya geldi, izlerken gözlerime öyle bakıyordu ki, birinci dakikasında ağlamaya başladım. Çünkü Birkaç İyi Adam yarım kalmıştı. Gittim boynuna sarıldım; “Sana söz, bir şey yapacağım” dedim, “Tamam” dedi. Bir gece eski menajerimle evde otururken “Siz bir marş yapsanıza” dedi. Ve milli takım için bir marş yapmaya karar verdik. Ben Aytunç’u aradım, o Murat’ı, Murat Hakan’ı.
Murat İnce: Soruna da tam cevap verirsek, Manifest’i veya başka müzik gruplarını gördük gibi bir şey yok. Zaten Türkiye’de bir ‘boyband’ (erkek müzik grubu) bizden sonra çıkmadı, yaşlarımız ne kadar yarım asır üzeri olsa da tekiz (gülüyor). Umarım başka boyband’ler çıkar ve der ki: “Ağabeylerimiz bunu yaptı. Biz de yapalım.”
◊ Siz anlaşmazlıklar ve kavgalar yüzünden mi ayrılmıştınız?
Murat İnce: Biz de neden dağıldığımızı bilmiyoruz. Para kazanmak için yavaş yavaş yine sanatla ilgili farklı işler yapmaya başladık.
Faruk K: Çünkü sponsorluklarla gittiğimiz konserlerde güzel paralar alınıyordu ama bizim kazandığımız, dans ederken kazandığımız paranın yarısı bile değildi. Haliyle ayakta durmakta zorlanıyorduk.
Hakan İlban: Bir de kimse bizi yönlendirmedi, boşlukta kaldık. Şu anda tek başımıza olduğumuz için rahatız. Faruk’un plak şirketinden şarkıyı çıkardık.
Faruk K: Bir grubu çok popüler yapıyorlar, sonra “Başınızın çaresine bakın” diyorlardı, o dönem ne yazık ki öyle bir durum vardı. Düşün, ünlüsün, her yerde tanınıyorsun. Kasetçilerin önünden geçemezdik, insanlar imza için peşimizden koşardı ama cebimizde para yoktu, otobüse binerken tanınmamak için yüzümüzü gözümüzü kapatırdık. Hepimiz ailemizden geçiniyorduk, bu da zorumuza gidiyordu. Biz güzel bir ambalajla sunulduk. Ama günün sonunda fotoğrafta içi boş gözüken bir grup varmış gibi oldu. Oysa yeteneklerimiz konusunda bize biraz daha yol açılsaydı o dönemde çok daha farklı yerlere ulaşabilirdik.
◊ Siz önce dört kişiymişsiniz, sonra beş kişi olmuşsunuz. Şimdi yine dört kişisiniz...
Aytunç Bentürk: Biz ilk single’ı çıkardığımızda arkadaşımız Ogün (Özkutlu) askerdeydi. Sonra döndü. Şimdi Almanya’da bir dans okulu var. Yanımızda olmasını çok isterdik. Ama kısmet olmadı.
◊ Birkaç İyi Adam, ‘Yazarız Adını Göklere’ marşıyla mı sınırlı olacak, yoksa grup olarak devam edecek misiniz?
Murat İnce: Doğru şarkıyı bulmak önemli, her an her şey olur. Bu bir kerelik bir şey değil artık.
Aytunç Bentürk: Bu arada biz aslında 30 senedir birbirimizden hiç kopmadık, hep görüştük.
‘50 YAŞI BÜYÜK GÖRENLER OLABİLİR AMA KENDİMİZİ ÖYLE HİSSETMİYORUZ’
Aytunç Bentürk: 54 yaşına bastım.
Murat İnce: 51’e basacağım 7 Temmuz’da.
Hakan İlban: 57 ama bana 35-40 yaşlarını yakıştırıyorlar.
◊ Siz ‘boyband’ tanımına artık pek uymuyor gibisiniz...
Murat İnce: Hep sporun ve dansın içindeyiz. 50 yaşı büyük görenler olabilir ama biz kendimizi öyle hissetmiyoruz. Gençler bazen “Amcasınız” diyor. Ama ruhumuz çok genç, aynaya baktığımızda da öyle bir şey görmüyoruz, herhalde 35 yaşında takıldık.
Hakan İlban: Sahnede olduğun zaman yaşlanmıyorsun. Hepimiz sanatın içindeyiz.
Faruk K: Bizim enerjimiz çok genç. Enerjimiz bitmiş olsaydı zaten müzik yapmaya, dans etmeye veya ekrana çıkmaya psikolojik olarak kendimizde bir hak bulamayabilirdik.
◊ 30 yıl geçti... Peki, Birkaç İyi Adam hiç kirlenip kötülüğe bulaşmadı mı?
Murat İnce: Kötülüğe bulaşmak değilde insan zaten kusurludur, biz de bunun farkındayız. Ama elimizden geldiği kadarıyla gölgelerimizle savaşmadan, onları da yanımıza alarak güzel, iyi insanlar olmaya çalışıyoruz.
Faruk K: Sadece daha olgunlaştık, daha büyüdük. Eğer eski zamanlarımızda kalsaydık kirli ve çürük olabilirdik. Sektör insanları kötüleştirmeye çok müsait. Hepimizin düzgün kalabilmesi ailemizden aldığımız terbiyeyle de alakalı.
◊ Eskiden şarkınızda “ Birkaç iyi adam gidiyorduk kızlara” diyordunuz. 30 yılda neler oldu kızlarla?
Murat İnce: Aytunç evli, iki çocuğu var. Hakan evli, bir çocuğu var. Ben bekârım.
Faruk K: Ben 15 yıldır anaokulunda jimnastik, bale, modern dans eğitmenliği yapıyorum. 5 bin üzeri çocuk mezun ettim. Hepsi büyüdü. Onlar benim çocuklarım.
Murat İnce: Ben de oyunculuk yanında Robert Kolej’de yakın dövüş eğitmeniyim. 12 yıldır. Ama ben de belki artık birine denk gelebilirim. Faruk da belki âşık olur, düğünlerimizi beraber yaparız.
Faruk K: Ben düşünmüyorum. Ama sen evlenirsen düğününe kalburla su taşırım.
Faruk K: Ben zaten Z Kuşağı’na girdim, soyadımı bile değiştirdiler. “Faruk Ka” diye okumayı kabul etmediler, “Faruk Ke” diye okuyorlar (gülüyor).
Murat İnce: Her kuşağa hazırız. Biz siyah-beyaz televizyondan renkliye geçtik, sonra telefonlar çıktı. Ardından bilgisayarlar, akıllı telefon. Ve bizim kuşak yine var. Çok rahat ayak uydururuz.
◊ Siz Manifest gibi gruplara rakip olur musunuz?
Faruk K: Biz onları çok destekliyoruz. Onlarla düet yapmak çok şık olmaz mı?
Hakan İlban: Çok hoş olur. Yakında iyi bir erkek grubu da çıkacak diye düşünüyorum.
◊ “Eskiden sokakta peşimizden koşuyorlardı” dediniz. Artık sosyal medya devrindeyiz. Size oradan arkadaşlık, ilişki teklifleri geliyor mu?
Aytunç Bentürk: Evliyken, evlenmeden önce, evlendikten sonra o teklifler her zaman oluyor. Ama önemli olan bizim o kadınlara nasıl cevap verdiğimiz.
Faruk K: Bana hâlâ her gün geliyor.
Faruk K: Fotoğraf da gönderiyorlar, fantezi de yazıyorlar, mesaj da atıyorlar... Bazı hesaplar fake, bazıları gerçek. Ben hayatım boyunca hep birileri beni sevsin diye çaba gösterdim, sevginin gücüne inanıyorum. Halbuki bu biraz yanlış bir şey. Artık oradan aldığım mesajlara cevap vermemeyi öğrendim. Üç-beş senedir yazmıyorum.
Murat İnce: Benim sadece küfür yazıldığı zaman sinirlerim bozuluyor. Akıl dolu şeyler yazıldığı zaman bayılıyorum. Geçen biri “Arkadaşlar birleşmeseydiniz de gidip kahvede bir okey oynasaydınız” yazmış. Mesela bu akıl dolu, hoşuma gitti. Küfür yazmasınlar yeterli.
‘Üretim yok, herkes birbirinin aynısını yapıyor’
◊ Sizce 90’lar müziğinin sırrı neydi?
Hakan İlban: Artık tüm dünyada çok fazla tüketir olduk. Çocuklar ellerinde bilgisayar ve telefonla büyüdü. Sürekli ekran kaydırıyorlar, içerikler 30 saniye sürüyor.
Murat İnce: İki dakikalık içerik bile uzun bulunuyor. 90’larda empati, duygu, duygudaşlık çok fazlaydı. Belki de o yüzden biz çok iyi arkadaşlar olduk. Şu zamanda çıksak belki dostluklarımız bu kadar uzun sürmezdi.
Faruk K: 90’lardaki şarkılarda yaşanan gerçek hikâyeler vardı. Şimdi hikâye yok. Bir de pop müzikle yeni tanışmıştık. Kim ne yaparsa yapsın, insanlar gidip albüm alıp dinliyorlardı. Şimdi öyle bir şey yok. İstedikleri zaman girip herhangi bir platformdan bir defa dinleyip geçiyorlar.
Aytunç Bentürk: 90’larda ruh vardı. Biz bir şeylere zor ulaşıyorduk. Kendi kendimize bir şeyler çıkarıp kendi kendimize üretiyorduk. Şu anda o üretim yok. Herkes birbirinin aynısını yapıyor. Ya da sözleri hissettiğimiz gibi yazmaya çalışıyorduk. Tamamen güzel bir ruhun içerisinde sevgi dolu yaşıyorduk. Dışarıdaki kötülükleri çok görmüyorduk.
◊ Peki, şimdilerde neler yapıyorsunuz?
Aytunç Bentürk: Aytunç Bentürk Dans Akademi Koşuyolu ve Bakırköy’de hizmet veriyor. Orada dünyanın en iyi dansçılarını yetiştirmeye çalışıyorum. Tüm dünyada ülkemizi temsil ediyorlar.
Murat İnce: ‘Alsancak’ta, ‘Kuruluş
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
