Bugünlerde üzerimize bir rahatlık geldi
Taytlar, teknik kumaşlı parçalar, koşu ayakkabıları ve eşofman takımları artık günlük gardıropların vazgeçilmezi oldu. Çünkü yalnızca konfor arayışı değil, yaşam biçimlerimiz de bizi sportif koleksiyonlara daha çok çekiyor. Bu tarzı daha gündelik ve şık parçalarla birleştirdiğimizdeyse daha stil sahibi görünümler ortaya çıkabiliyor.
Yaz aylarındaki spor giyim trendlerine baktığımızda performans ve stil arasındaki çizginin neredeyse tamamen ortadan kalktığını görüyoruz. Kısa tenis etekleri bohem bluzlarla, bisiklet şortları da geniş kesim (oversize) gömleklerle buluşuyor. Koşu ceketleriyse uzun zamandır şehir stilinin içinde. Özellikle pilates, yürüyüş ve koşu kültürünün yükselişiyle aktif giyim tarzına artık yalnızca egzersiz sırasında değil, günün her anında rastlayabiliyoruz.
Bu sene spor giyim parçalarında şortların ve koşu ceketlerinin öne çıktığını görüyoruz. Özellikle yaz akşamlarında minik bir şort üstüne track (spor) ceketler, altına parmak arası terlik konforlu ve özgün bir stil vaat ediyor. Eğer bu trendleri gerçekten spor yaparken uygulamak istiyorsanız da takım setlere bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Bu sezon spor giyimde parçaları ve renkleri karıştırmak moda. Kırmızı bir taytı bordo spor sutyeniyle ya da lacivert şortu açık mavi üstle eşleştirmek çok daha güncel görünüyor. Hem daha kişisel hem de daha az ‘üniforma’ hissi veriyor. Katmanlı üstler, mini taytlar, tulumlar ve tenis etekleri özellikle popüler.
Bu dönüşümün en görünür hali de sneaker yani spor ayakkabısı dünyasında ortaya çıkıyor. Son yıllarda aktif giyimin yükselişinin merkezinde aslında ayakkabılar var. Gelelim modellere... Son birkaç yıldır etkisini sürdüren ince tabanlı retro olanlar hâlâ popülerliğini koruyor. Adidas’ın Samba ve Gazelle modelleri, Puma’nın Speedcat’i ya da Onitsuka Tiger’ın Mexico 66 modeli 70’ler ve 80’lerden ilham alıyor. Bu silüetler günlük stilin temel parçaları olmaya devam ediyor. Ancak bu sezon tablo biraz genişliyor. İddialı renklerdeki koşu ayakkabıları, Y2K (2000’li yıllar) dönemini hatırlatanlar, hatta bale ayakkabısıyla sneaker arasında bir görünüme sahip olan ‘sneakerina’ adındaki hibrit modeller yükselişte.
Son yılların en heyecan verici sneaker’larıysa spor markaların tek başına çıkardıkları modeller değil, moda evleriyle yaptıkları işbirlikleri. Onitsuka Tiger ve Versace birlikteliği, Adidas ve Simone Rocha’nın romantik sneakerina’ları veya Jacquemus ve Nike’ın yeniden yorumlanan Moon modeli bunun en güncel örnekleri. Miu Miu ve New Balance da modern bir klasik olma yolunda hızla ilerliyor. Loewe ve On işbirliği de aynı şekilde. Benim kişisel favorimse Salomon ve MM6 birlikteliği. Hem spor hem de gündelik stil güncellemesi için harika.
Alo Yoga’dan Lululemon’a, On’dan farklı performans markalarına kadar pek çok oyuncunun Türkiye’ye gelmesi de bunun bir göstergesi. Spor giyim hem ülkemizde hem de dünyada yükselişini sürdürürken günlük stilimizin de en güçlü parçası olmaya devam ediyor.
Samba’ların babet versiyonları çok popüler.
Katmanlı üstler spor giyim trendlerinde yerini aldı.
Tenis etekleri hem sporda hem gündelik stillerde şıklık sağlıyor.
İnce tabanlı, retro modeller sezonun gözde sneaker’larından.
Bu yılın dikkat çeken iş birliğinden bir model.
Perakendenin geleceği üzerine...
Geçen hafta Cem Boyner’in yeni nesil yaşam ve perakende platformu COMMUNITÉ’nin Galataport’taki yeni mağazasının açılışı için İstanbul Modern’deydim. Etkinlikte moda dünyasının söz sahibi platformlarından The Business of Fashion’ın başkanı Nick Blunden ve Cem Boyner modanın ve perakendenin geleceğini konuştu. En çok üzerinde durulan konulardan biri değişen tüketici beklentileriydi. Artık insanlar yalnızca ürün almak değil; keşfetmek, deneyimlemek ve bir topluluğun parçası olmak istiyor. Bu nedenle mağazalar da giderek satış noktası olmaktan çıkıp yaşam alanlarına dönüşüyor. Nick Blunden’ın moda sektöründeki dönüşüme dair yorumları kadar Cem Boyner’in COMMUNITÉ’nin çıkış noktasını ve gelecek vizyonunu anlatması da oldukça ilham vericiydi.
Keşfettiğim yeni bir marka var: Genç tasarımcı Gülece Yıldız’ın hayata geçirdiği Arinna. Doğal kumaşlar ve özgür silüetler üzerine kurduğu dünyasıyla dikkat çeken marka, İlkbahar/Yaz 2026 Botanical Totem koleksiyonunda doğaya yöneliyor. Yıldız’ın tasarımları Vietnam ve Sri Lanka seyahatlerinden besleniyor. Yapraklar, güneş, lotus ve kadim sembollerden ilham alan desenler keten, müslin ve kenevir karışımlı kumaşlarla buluşuyor. Benim gibi rahatlığından ödün vermeden şık olmak isteyenler için güzel bir tercih olabilir.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
