USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Yaşam 2 saat önce

Sabah aç karnına kahve içenler dikkat! Tıp dünyası saat 14.00 sınırını açıkladı...

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Günün ilk saatlerinde uyanma performansını artırmak ve zihinsel konsantrasyonu yakalamak adına ilk iş olarak kahveye yönelmek

Günün ilk saatlerinde uyanma performansını artırmak ve zihinsel konsantrasyonu yakalamak adına ilk iş olarak kahveye yönelmek, modern toplumların en yaygın sabah rutinlerinin başında geliyor. Ancak sindirim sistemi anatomisi ve klinik beslenme alanında yürütülen son araştırmalar, bu alışkanlığın sinsi sağlık risklerini ortaya koydu. Avustralya merkezli sağlık platformlarında klinik verileri yayımlanan Diyetisyen Shannon Lavery ve İngiliz uyku antropologları, sabahları mideyi koruyucu bir besin zinciriyle desteklemeden doğrudan kafein yüklemesi yapmanın, sindirim sisteminde ve biyolojik saat üzerinde kalıcı tahribatlara yol açtığını açıkladı.

Klinik sindirim sistemi verilerine göre, su haricinde vücuda alınan her türlü katı veya sıvı gıda, mide çeperinin esnemesine ve buna bağlı olarak kimyasal sindirimi başlatacak mide asidinin salgılanmasına neden oluyor. Diyetisyen Shannon Lavery, kahve tüketiminde halk arasında doğru bilinen büyük bir yanlışı deşifre etti. Yapılan laboratuvar analizleri, sadece kafeinli kahvelerin değil, kafeinden arındırılmış (decaf) kahvelerin de mide asidi üretimini aynı agresiflikte uyarabildiğini gösterdi.

Sabah aç karnına kahve içildiğinde, midede asit emilimini ve dengesini sağlayacak (tamponlayacak) herhangi bir besin maddesi bulunmadığı için salgılanan yoğun asit doğrudan mide duvarına temas ediyor. Bu sinsi süreç, karın bölgesinde şiddetli ağrılara, kramplara ve uzun vadede gastrit ile ülser oluşumuna zemin hazırlıyor. Öte yandan kafein, yemek borusu ile mide arasında yer alan ve asit kaçışını engelleyen alt özofagus sfinkter kapakçığını gevşetiyor. Boş midede biriken asit, bu gevşemeyle birlikte hızla yukarı doğru tırmanarak kronik reflü sendromunu tetikliyor.

Aç karnına kahve tüketiminin nörolojik ve metabolik etkileri de kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte sinsi bir seyir izliyor. Beslenme tıbbı uzmanları, kahve içtikten sonra ellerde görülen titremenin, ani çarpıntının ve gelişen anksiyete (kaygı) dalgasının açlık durumuyla doğrudan bağlantılı olduğunu tescilledi. Mide boşken tüketilen kafein, hiçbir sindirim bariyerine takılmadığı için bağırsaklardan çok daha agresif bir hızla emilerek doğrudan kana karışıyor ve merkezi sinir sistemini aşırı uyararak panik atak benzeri semptomlar doğuruyor.

Birçok insanın kahve içtikten hemen sonra tuvalete koşma ihtiyacı hissetmesi ve özellikle Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS) hastalarının yaşadığı ani krizler de bu mekanizmadan besleniyor. Kafein molekülleri, boş mide ortamında gastrointestinal sistemdeki düz kasların kasılma ritmini (peristaltizm) olağan dışı bir hızla uyararak sindirim sistemini aniden harekete geçiriyor. Uzmanlar, bu durumun genel yaşam süresi üzerinde doğrudan ölümcül bir risk yaratmadığını belirtmekle birlikte, yaşam kalitesini korumak adına sabah kahvesinden önce mutlaka hafif bir atıştırmalıkla midenin astarlanması gerektiğinin altını çiziyor.

Kahvenin sindirim sistemine olan etkilerinin yanı sıra, sinir sistemi ve uyku mimarisi üzerindeki manipülasyonu da tıp dünyasında yeni bir sınır çizilmesine yol açtı. İngiltere’de katıldığı yayında sirkadiyen ritim (biyolojik saat) üzerine hayati açıklamalarda bulunan Dr. Nighat Arif, kahve tüketimi için gün içindeki en kritik eşiğin saat 14.00 olduğunu ilan etti.

İnsan vücudu, sabah uyandığı andan itibaren gün boyunca beyinde adenozin adı verilen ve sirkadiyen ritim doğrultusunda bizi uykuya hazırlayan sinsi bir hormon biriktiriyor. Akşam saatlerine doğru bu hormonun reseptörlere bağlanmasıyla uyku modu aktifleşiyor. Ancak moleküler yapısı adenozine ikiz kadar benzeyen kafein, beyne ulaştığı an bir yapboz parçası gibi bu reseptörlerin tamamını işgal ederek kilitlemeyi başarıyor. Beyin, adenozin hormonunu algılayamadığı için uykusunun geldiğini fark edemiyor ve kronik uykusuzluk süreci başlıyor. Öğleden sonra saat 15.00 sularında çöken o meşhur gün ortası uyuşukluğundan kurtulmak adına geç saatlerde kahveye sarılmanın gece uykusunu tamamen felç ettiğini vurgulayan nörologlar, sağlıklı bir hücresel yenilenme ve derin uyku fazı (REM) için saat 14.00’ten sonra kafein içeren tüm kupaların yavaşça yere bırakılması gerektiği konusunda uyarıyor.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Sosyal medyanın sinsi hap çılgınlığı: 'Vitaminmaxxing' akımı organ yetmezliğine davetiye çıkarıyor!
Yaşam

Sosyal medyanın sinsi hap çılgınlığı: 'Vitaminmaxxing' akımı organ yetmezliğine davetiye çıkarıyor!

46 dk önce

Bornova’da Kiraz Festivali coşkusu Beşyol’u saracak
Yaşam

Bornova’da Kiraz Festivali coşkusu Beşyol’u saracak

1 saat önce

Gece müzeciliğinde yeni sezon. Patara Antik Kenti ışıklarla aydınlatıldı
Yaşam

Gece müzeciliğinde yeni sezon. Patara Antik Kenti ışıklarla aydınlatıldı

2 saat önce