İZBETON davasında bilirkişi raporu: Kamu zararına rastlanmadı
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON ve çeşitli şirketlerin taraf olduğu araç ve iş makinesi kiralama ihalelerine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına sunuldu. 73 sayfalık raporda, 2022-2024 yılları arasında gerçekleştirilen altı ayrı ihale ve bu ihalelere bağlı sözleşme süreçleri incelendi. Soruşturma kapsamında Sayıştay uzman denetçileri, iç denetçiler ve mülkiye müfettişleri tarafından incelenen ana ihaleler arasında, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nın yaklaşık 452 milyon TL bedelli "İş Makinası ve Araç Kiralanması" ihalesi ile Kent Temizliği Şube Müdürlüğü’nün yaklaşık maliyeti 551 milyon TL olan dev hizmet alımı ihalesi bulunuyor. İZBETON A.Ş. bünyesinde kalan bu ihalelerin, daha sonra pazarlık usulü veya açık ihalelerle Ege Tem A.Ş. ve ÇEVLOG A.Ş. gibi alt yüklenici firmalar ile iş ortaklıklarına devredildiği raporda mütalaa edildi.
Bilirkişi heyeti, ihale süreçlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZBETON tarafından gerçekleştirilen altı ihalenin ihale aşamalarında kamu ihale mevzuatına aykırı bir husus tespit edilemediğini belirtti. Raporda, söz konusu ihalelerin ilan, teklif değerlendirme ve sözleşme aşamalarının mevzuata uygun yürütüldüğü ifade edildi.
Buna göre iddianamede yer alan "sözleşmeye aykırı olarak alt yüklenici çalıştırıldığı" yönündeki iddiayı inceleyen uzman heyet, İZBETON'un yaptığı işlemin bir alt yüklenici devri değil, teknik şartnamenin ilgili maddesine uygun olarak yapılmış yasal bir "araç kiralama" işlemi olduğunu vurguladı. Raporda, kiralanan iş makinelerinin kiraya veren firmalar tarafından değil, tamamen İZBETON personeli tarafından kullanıldığı, dolayısıyla sözleşmedeki alt yüklenici yasağının ihlal edilmediği ve bu doğrultuda hiçbir kamu zararının doğmadığı net bir dille ifade edildi.
Bilirkişi kurulu; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Yargıtay Ceza Dairesi ve Sayıştay Temyiz Kurulu'nun emsal kararlarına atıfta bulunarak, GPS sistemlerinin sinyal kayıpları, arızalar ve dur-kalk yapılan temizlik işlerinin niteliği gereği hakedişe esas kesin çalışma saatini doğru yansıtamayacağını belirtti. Sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak motor saatleri üzerinden tutulan puantaj esaslı ödemelerin tamamen hukuka uygun, doğru bir uygulama olduğu kayıtlara geçti. Raporda ayrıca, iddia edilen mükerrer veya fazla ödemelerin zaten ara hakediş süreçlerinde fark edilerek yasal kesintilerle mahsup edildiği ve kamunun hiçbir kaybının bulunmadığı ispatlandı. Sonuç bölümünde, aralarında Heval Savaş Kaya ve Hüseyin Şimşek'in de bulunduğu 56 sanığın tamamının mevzuata aykırı bir eyleminin bulunmadığı ve dosyaya konu ihalelerde hiçbir kamu zararının mevcut olmadığı kararına varıldı.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
