USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

Dilek İmamoğlu'ndan 'bozuk araç' tepkisi: 'Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar korkma sebebiniz ne?'

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
19 Mart sivil darbesinin mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), Silivri Duruşma Salonu’nun yan tarafın

19 Mart sivil darbesinin mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), Silivri Duruşma Salonu’nun yan tarafında bulunan otopark alanında bir araya geldi.

36’ncı buluşmaya; CHP’nin seçilmiş Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Millî Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP’nin seçilmiş milletvekilleri, gazeteciler, sanatçılar ve kalabalık bir vatandaş topluluğu destek verdi.

Bir yılı aşkın süredir hukuksuz bir şekilde Silivri’de tutulan seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“19 Mart’tan bugüne tam 449 gün geçti. Günleri sayıyoruz çünkü 449 gündür sevdiklerimizden ayrıyız. Hiçbir somut delil olmadan, hiçbir suçu olmayan insanlar 449 gündür özgürlüklerinden mahrum. 449 gündür, bu ülkenin güzel insanları, hak, hukuk ve adalet arıyor. 449 gündür milyonlar hiçbir taşkınlık yapmadan, huzuru bozmadan, hiç kimseye zarar vermeden iradelerine sahip çıkıyor. Demokrasiye, cumhuriyete, seçme ve seçilme haklarına sahip çıkıyorlar. Seçtikleri belediye başkanlarına, cumhurbaşkanı adaylarına sahip çıkıyorlar. Millet adaletsizliği, hukuksuzluğu, eşitsizliği görüyor. Sokaklarda, pazarlarda, meydanlarda; yaşananlardan duyduğu huzursuzluğu dile getiriyor.

Hayatın her alanında eşitsizlikle mücadele eden, ekonomik sıkıntılar içerisinde ay sonunu zor getiren millet artık değişim istiyor. Şu çok iyi bilinmelidir: Milletin değişim kararının, isteğinin önüne geçilemez, barikat kurulamaz. Bu mümkün değildir. Tarih boyunca çok kereler denenmiş; her defasında başarısızlığa uğramıştır. Yine başarısızlığa mahkûmdur. Er ya da geç milletin dediği olur.  Bunu sizler de çok iyi biliyorsunuz. Er ya da geç bu sancılı sürecin biteceğini ve değişimin gerçekleşeceğini görüyorsunuz. Tüm çabalarınız bunu geciktirebilmek, mümkünse önlemek için. Ama önleyemezsiniz. Tarihin akışının önüne geçemezsiniz.”

“Siyasetçilerin görevi; halkın sesine, isteklerine kulak vermektir. Bugün milyonlar cumhurbaşkanı adaylarını yanlarında görmek istiyor. Dört duvar arasında değil, halkının yanında ülkesine hizmet ederken görmek istiyor. Milyonların sesine kulak kapatamazsınız. Milletin iradesiyle göreve gelmiş, milyonların oylarıyla cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun mahkemeye çıkmasından bile korkar hale geldiniz. İki kez beraat ettiği davada üçüncü kez yargılamanız yetmezmiş gibi duruşmaya katılmasını önlemek için kendinizce oyunlar kuruyorsunuz. Araç bozuldu gibi uydurma bahanelerle mahkeme salonunda bulunma hakkını gasp ediyorsunuz. En temel ihtiyaçlarından mahrum bırakıyorsunuz.

Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutsak olan Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar korkma sebebiniz nedir? Bu korku mu vicdanlarınızı köreltiyor; sertliği, zulmü artırmanıza neden oluyor? Mahkeme koridorlarında jandarma personeli eliyle yaratılan o fiziksel müdahale ortamını hepimiz görüyoruz. Kontrolsüz müdahalelerin, itilme kakılma çabasının karşısında dimdik duran o irade; milyonların iradesidir. Sadece sanıklara değil ailelerine de son bir haftadır aşırıya kaçan kontroller ve çok sert müdahalelerde bulunuluyor. İnsanların doğal ve anayasal hakkı olan bu barışçıl bekleyişi zorlaştırmak; sevdiklerine uzaktan bir el sallamalarını, hatta onları görmelerini bile engellemek; buradaki annelerin, babaların, eşlerin sesini kısmaya çalışmak hangi vicdana, hangi adalete sığar? Delil bulamadıkça, ortaya bir suç koyamadıkça hıncınızı aileleri cezalandırarak mı çıkarmak istiyorsunuz?”

“Bu dava sürecinde akıl almaz uygulamalara, kötü muamelelere, hak ihlallerine tanık oluyoruz. Bunların en ağırlarının ise ne yazık ki yine kadınlara uygulandığını görüyoruz. Kadınları zayıf, dayanıksız, dirayetsiz gören kirli zihniyet; kadınlara bedenleri üzerinden saldırmaya, annelikleri üzerinden şantaj yapmaya çekinmiyor. Masumiyet karinesi gibi hukukun en temel değerlerini ayaklar altına alanlar, toplumumuzun en kutsal değerlerini yerle bir etmekten de çekinmiyorlar.

Yıllarca bu ülkeye dürüstçe hizmet etmiş kadınlara yapılan bu fiziksel ve psikolojik baskı asla kabul edilemez. Çıplak arama bir işkencedir. Bir savcının; bir anneyi çocuklarını sosyal hizmetlere göndermekle tehdit etmesi suçtur. Toplum vicdanını ve adalet duygusunu yaralayan bu çağ dışı uygulamalar hakkında yargı derhal harekete geçmelidir.”

“Bizler hukuken tamamen geçersiz, 'yok hükmünde' sayılması gereken kararlarla mücadele ediyoruz. Adaletin, teamüllerin, kuralların, hukuk prensiplerinin yerle bir edildiği uygulamalarla sınanıyoruz. Hukuk, kişiye özel tasarlanan bu tarz senaryolarla yürütülemez. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması anayasal bir zorunluluktur. Bu haksız yollardan derhal vazgeçilmelidir. Bu ülkenin geleceğini haksızlıklarla, kurmaca senaryolarla şekillendiremezsiniz. Millet her şeyi görüyor ve buna izin vermeyecek. Sizlerin masa başında, haritalar üzerinde aldığınız kararları millet kabul etmez, etmeyecek. Toplumun vicdanında karşılık bulan değişim iradesinin artık geri dönüşü yok.”

“449 gündür bir mücadelenin içerisindeyiz. Sabrediyoruz, gün sayıyoruz ama artık sabretmek istemiyoruz. Artık tüm sevdiklerimiz için tahliye bekliyoruz! Tam da burada adaletin işlediğine tanık olmak istiyoruz.  Gelin, bu haksız süreçlerden, insanları kutuplaştıran söylem ve uygulamalardan vazgeçin. Adaleti kişisel ve siyasi hesapların üzerinde tutun. Hukuk ancak herkes için eşit işlerse toplumda karşılık bulur. Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı mutlaka korunması gereken temel ilkelerdir. Tutuksuz yargılama esas olsun. Yalanla iftirayla haksızlıkla örülmüş bu duvarlar yıkılsın. Hukuk’un üstün olduğu, hiçbir kadının eziyet görmeyeceği, hiçbir ailenin ayrı düşmeyeceği o güzel günleri görelim.”

“Unutulmamalıdır ki yargı, gücünü şahsi hesaplardan değil yalnızca milletin vicdanından ve hukuktan alır. Toplumsal huzurun, barışın ve bereketin ön koşulu herkes için eşit işleyen, adil bir hukuk sistemidir. Türkiye'nin demokrasi geleneği, bu sistemi koruyup geliştirecek güce sahiptir. Bizler kendimiz ve sevdiklerimiz için değil ülkemiz için adalet mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız.”

CHP’nin seçilmiş Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Millî Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş da 30 Ekim 2024 tarihinde Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in gözaltına alınıp tutuklanması ve devamında da, 19 Mart’ta CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB’nin seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda bürokrat, iş insanının gözaltına alınıp tutuklanması sürecinde çok sayıda hak ihalleri yaşandığına dikkat çekti.

“Her biri bu ülkenin saygın yurttaşlarıdır. Suç işlemiş olsalar bile insan onuruna uygun bir şekilde yargılanmalıydılar. Suçları ispat edilirse, yine insan onuruna yakışır bir biçimde ve yurttaşlık hakları gözetilerek cezalarını çekmeliydiler. Oysa burada bir ön cezalandırma sistemine tabi tutuldular ” diyen Özçağdaş, konuşmasına şu şekilde devam etti;

“Geçtiğimiz günlerde, 15 aydır cezaevinde tutuklu olan İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in mahkeme salonunda anlattıklarını okurken insanlığımızdan ve hukuktan utandım. Bir kadının gözaltında ve cezaevinde, yani devletin gözetimi altındayken onurunun, mahremiyetinin ve insanlık hakkının çiğnenmesi asla kabul edilemez! Çıplak arama bir güvenlik tedbiri değildir; kişinin beden bütünlüğünü, mahremiyetini ve onurunu hedef alan ağır bir insan hakları ihlalidir, işkencedir! Anayasa'nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi; işkenceyi, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleyi mutlak biçimde yasaklar. Bu yasağın hiçbir istisnası yoktur.

Siyasi hırslar ve intikam duygusuyla insanların en mahrem sınırlarını ihlal ederek onları psikolojik olarak yıkmaya çalışmak vicdansızlıktı Tehdit etmek, 'Sosyal hizmetlere gider' demek, aynı aileden karısı ve kocası tutukluysa 'Çocuklarınız sahipsiz kalır' demek, buralardan itirafçı yaratmaya çalışmak, uyutmayarak ya da avukatlarından gizlice ifadeye çağırarak her türlü yalana dolana zorlamakla bir mahkeme kaza

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Annesini ve iki akrabasını öldürmekle yargılanan sanığın davasına devam edildi
Son Dakika

Annesini ve iki akrabasını öldürmekle yargılanan sanığın davasına devam edildi

20 dk önce

TBMM Milli Savunma Komisyonu...CHP’li Genç: 'Uzman erbaşlar, kamuda istihdam kapsamına alınmalı'
Son Dakika

TBMM Milli Savunma Komisyonu...CHP’li Genç: 'Uzman erbaşlar, kamuda istihdam kapsamına alınmalı'

20 dk önce

CHP’de seçilmiş yönetim, butlanın ihraç hamlesine istifalarla yanıt verdi: Seçilmişler için kritik tarih Temmuz
Son Dakika

CHP’de seçilmiş yönetim, butlanın ihraç hamlesine istifalarla yanıt verdi: Seçilmişler için kritik tarih Temmuz

24 dk önce