PKK’nin silah bırakması karşılığında, yasal düzenleme yapılması pazarlığında 'tango modeli': Güvensizlik aşılabilecek mi?
Başkentin en çok konuşulan ve gel-gitlerin yaşandığı tartışmalı konularından birisi PKK lideri Öcalan ile yürütülen “silah bırakıp siyasallaşma” pazarlığı. Konuya ilişkin en zor boyut olarak öne çıkan Suriye’deki YPG sorununun “şimdilik çözümlenmiş” görünmesi bütün çekinceleri ortadan kaldırmadı.
Müzakerelerde Cumhur iktidarı ile örgütün konumlarına kısaca bakarsak şöyleydi. Cumhur iktidarının büyük ortağı AKP, MHP kadar bu konuyu hızlı götürmekten yana değil. Bunun sandığa yansımaları AKP’li kurmayları ürkütüyor. Yapılan bütün araştırmalarda, “Öcalan’a statü verilmesi”, yasaların “af olarak algılanması”nın toplumun büyük kesimi tarafından kabul görmediği artık kesinleşti. Bu nedenle AKP, doğrudan girişimler yerine ara çözümlere yöneldi. Bu ara çözümlerin içeriği hakkında MHP lideri Bahçeli’ye de bilgi verilmiş durumda.
Öcalan-örgüt ve DEM cephesi ise bir yasal girişimin başlatılmasını ısrarla istiyor. Özellikle de Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi konusu en çok ısrar edilen konuların başında geliyor. İmralı’daki yeni mimari düzenlemelerin seçim öncesinde yaşama geçirilmesi, “Öcalan’ın yaşam koşullarının iyileştirilmesi” isteniyor.
Şimdi gelelim ara formüle… Buna göre bir yasa hazırlanacak ve TBMM’ye sunulacak. Ancak, yasanın TBMM’den geçmesi için sonbahar beklenecek. Yaz aylarında örgütün yüzde 80’inin silah bırakması sağlanacak. Bunu istihbarat ve güvenlik birimleri izleyecek. Yasa tasarısının tutulduğu komisyonlarda süreci istihbarat yetkililerinden gelecek bilgilere göre yürütülecek. Bu yönteme tango modeli deniyor. Buna göre herkes aynı anda adımlar atacak. Bu modelin işleyip işlemeyeceğini yaz aylarında izleyip göreceğiz.
Güvenlik bürokrasisinin iktidar partilerine sık ve içerikli olarak bilgilendirme yaptığı da başkent kulislerinde dile getiriliyor. Kritik noktalara gelinmiş durumda ve bu noktalar aynı zamanda yaşamsal noktalar. Örgütün militanlarının tamamının silah bırakıp bırakmayacağı, bazı grupların “Biz Türkiye’ye de gelmiyoruz, PKK’li de değiliz, silah da bırakmıyoruz” tavrına girip kenara çekilebilme olasılıkları değerlendiriliyor. Örgütün, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmayan militanlarının ülkeye gelmesi gibi bir zorunluluğu bulunmuyor. Bu grupların silahsızlandırılması ve şiddetten arındırılması noktasında ne kadar başarılı olacağı sorgulanıyor. Bu ve benzeri nedenlerle örgütün en azından bir bölümünün silah bırakmadan “yedekte durma” mantığıyla kontrol dışına çıkması en büyük risk olarak görülüyor. Bu bilgileri istihbarat ve güvenlik birimlerinin ilgili AKP’li yetkililere anlattıkları da söyleniyor. AKP’nin bu nedenlerle yasal düzenlemeleri ağırdan aldığı dile getiriliyor.
AKP, Öcalan-DEM’in beklentisi olan daha kapsamlı hukuki düzenlemeler için ise kesinlikle seçim sonrasını adres olarak gösteriyor. Meclis’e sunulan yasa tasarısı yalnızca “devletin kararlı-samimi olduğunu göstermek amacıyla” düşünülmüş bir formül. Öcalan’ın villaya taşınması, gazeteci, kamuoyu önderleri ile görüşmelerinin seçim öncesinde gündeme gelmesine ise AKP kesinlikle karşı çıkıyor. Bu tür gelişmeler için acele edilmesinin seçmenin oyuna etki edeceği dile getiriliyor.
Başkentin sıcak konularından birinde durum böyle. CHP’de yaşanan “siyasi gasp” konusunda ise daha karanlık gelişmelerin işaretleri geliyor. Yaz çok sıcak geçecek gibi…
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
