USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

CHP örgütü ve seçmeni aptal değildir-4

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

1) Kazanacağı beklenen bir seçimi yitirmiş olması ve bunun yarattığı büyük düş kırıklığı.

2) Partiyi sağa kaydırmasına ve kritik kararlarda iktidarın yörüngesine girmesine rağmen kendisine “kerhen” verilen desteğin, seçim kaybedilince, öfkeye dönüşmüş olması.

3) Bir yıl sonra yapılacak olan yerel seçimlere, seçmenin bu tepkileriyle gidilmesi halinde, büyük bir yenilgi yaşanacağı ve İstanbul’un bile kaybedilebileceği kaygısı.

4) Ekrem İmamoğlu ’nun toplumda ve CHP’liler arasında Kılıçdaroğlu ’ndan daha fazla desteğe sahip olması.

5) Kılıçdaroğlu ’nun sağcı parti mensubu olan 38 kişiyi CHP listelerinden Meclis’e sokmuş olması.

Aslında bütün bu nedenler, Kılıçdaroğlu ’nun şahsına yönelik olduğundan, İmamoğlu-Özel , ciddi bir ideolojik farklılık iddiası olmadan liderlik değişimini gerçekleştirdi.

Nitekim Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sırasında yaptığı yanlışları sürdüren Özel-İmamoğlu ikilisi, “Yumuşama” ve “Normalleşme” adları altında İktidarın yörüngesinde olan politikaları bir süre devam ettirdi.

Fakat İktidara karşı olan seçmen tepkisi o denli güçlüydü ki Kılıçdaroğlu’na yönelik öfke engelinden kurtulmuş olan CHP, yerel seçimlerde birinci parti oldu.

İşte o zaman İktidar, bitmiş olan siyasal ömrünü uzatmak için hem “Açılım” hem de “CHP üzerinden Anayasa’ya Darbe” girişimlerinin düğmelerine bastı.

İmamoğlu-Özel ikilisini uyandıran ve tepki olarak Özel’in liderlik yeteneklerini sergilemesine yol açan diyalektik, İktidarın CHP’ye olan bu saldırılarıdır.

İktidarın Cumhuriyet Rejimi’ne, Anayasa’ya ve CHP’ye karşı yaptığı saldırılara karşı Özgür Özel’in sergilediği enerjik ve başarılı direnişin diyalektiği yani karşıt hamlesi ise İktidarın “Mutlak Butlan” kararı ve Kılıçdaroğlu’nu yeniden sahneye sürmesidir.

CHP’deki lider değişikliği ideolojik bir nitelik taşımadığı için, İktidar yörüngesindeki sağcılık, tarikatçılık, etnikçilik ve Osmanlıcılık yeniden, Kılıçdaroğlu ’nun dünkü Osmanlı konuşması ile Özel-İmamoğlu yönetimine karşı gündeme getirilmeye başlamıştır bile.

Emperyalizmin ve İktidarın hesaba katmadığı öğe, CHP’li örgüt ve seçmenlerin siyasal birikimi ve zekâsıdır:

Her ne kadar ödül ve ceza yöntemi, bütün aileye hapis ve malların müsaderesi cezası ile para ve makam ödülü olarak kullanılıyorsa da gerek seçmen gerek örgüt, bütün bu olup bitenlerin farkındadır ve tepkileri gittikçe artmaktadır.

Nitekim, Kurultay’da Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesi ve İmamoğluÖzel’in kazanması da bu bilgi birikiminin ve bu siyasal zekânın oluşturduğu “bilincin” bir sonucudur.

Üstelik Özel , başlangıçtaki yanlışlarına rağmen, bir yılda yüz mitingle kitleleri harekete geçirebilme yeteneğini kanıtlamış ve enerjisiyle toplumda bir umut uyandırabilmiştir.

Dilerim, Kılıçdaroğlu’nun hatalarını tekrarlamaz!

Bu kavga, son tahlilde, millet ile milletin kendisine hizmet için seçtiği iktidar arasında olan bir kavgadır:

Tarih ve bilim, bu kavgayı, er geç mutlaka milletin kazanacağını göstermektedir!

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Tarihteki çatışmaların da uzlaşmaların da ardında birikmiş nedenler vardır.

KK ile iktidar mutlak bultanı bakın nasıl birlikte kararlaştırdı...

Türkiye’de ağaçlar kesilmeye, ormanlar yakılmaya, su havzaları kurutulmaya gıda krizi derinleşmeye devam ediyor; toplumsal dokusunun örüntüsü çözülüyor. Bir yanda iklim sistemi çökerken öte yanda uluslararası düzen sarsılıyor. İki kriz aynı anda, aynı hızda derinleşiyor. Önümüzdeki 2-3 yol çok ama çok kritik! Bu gidiş içinde iyimser olmak olanaksız. Ülke adeta intihar ediyor!

Bugün CHP’nin içinden dışına çıkalım! Hatta Türkiye’nin de dışına çıkıp sonra içeri girelim.

Kılıçdaroğlu’nun yeni Osmanlıcılık çıkışı ile İmralı’ya gitmeyen ve Öcalan’la masaya oturmayan CHP’li milletvekillerine tepki göstermesi birbirini bütünlemektedir. Çünkü başta da belirttiğimiz gibi yeni Osmanlıcılık fiilen Türk-Kürt federasyonudur.

Oysa hepimizin nefes alma hakkı var. Nefes almak, gülümsemek, korkmamak, acı çekmemek, isyan etmemek, ülkemdeki ve dünyadaki rezillikleri kısacık bir süre için de olsa düşünmemek hakkı var.

Değerli dostlar, Atatürk’ün partisinin resmen cehennem ateşine atılıp Özgür Özel’e her açıdan tuzaklar kurulurken, bizlere düşen kendisine ve yol arkadaşlarına destek olmaktır; onların saflarında mücadele etmektir. Lütfen artık onlara olan inancınızı öne çıkarın, alkışlayın ve yaşadıkları kumpasa mani olun! İhtiyacımız budur.

İlginç olan ise dünyanın en yaygın yapılan sporu olan futbolun “football” değil, başka bir kelimeyle, “soccer” olarak adlandırıldığı dört ülkeden biri ABD.

Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...

Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesinde, bu salı yapılan grup toplantısı bir partinin değil, bir operasyonun fotoğrafını verdi.

İkisi de ilkçağlardan bu yana düşünerek, savaşım vererek...

Öğretmenin kaleminde ders değil; dayanma mürekkebi bırakan düzen...

Ön not: Bu diyalog, “Hakmana ya da ‘kimsesizlerin kimsesi’ üzerine” adlı yazımın devamıdır. Bir bütünlük için ilk diyalogla birlikte okunmasını öneririm.

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Emperyalizm ve İktidar birlikte, Anayasa’ya, Üniter Cumhuriyete, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ne, CHP üzerinden rest çekti.

Türkiye, Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Yakındoğu’ya, Doğu Akdeniz’e, Ege’ye, Boğazlara ve Karadeniz’e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!

Türkiye, Emperyalizme karşı, 1919’dan beri Atatürk’ün liderliğinde, Dinci Padişahlıktan Laik Cumhuriyete, Yarı Sömürgelikten Bağımsızlığa, Tarım Üretiminden Endüstri Üretimine geçmek için direniyor.

“Siyasal iktidar”, kendini seçenlerin “hizmetkârıdır”: Her seçim döneminde liderler “Size en iyi ben hizmet ederim” iddiasıyla gelir ve seçmenden oy isterler.

İMZA VERMEK YA DA VERMEMEK: Kötülük kazanırken direnmek mi işbirliği yapmak mı?

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

PKK’nin silah bırakması karşılığında, yasal düzenleme yapılması pazarlığında 'tango modeli': Güvensizlik aşılabilecek mi?
Son Dakika

PKK’nin silah bırakması karşılığında, yasal düzenleme yapılması pazarlığında 'tango modeli': Güvensizlik aşılabilecek mi?

2 saat önce

Hastanedeki yönetimsel istikrarsızlık emekçiyi yoruyor, hizmeti aksatıyor
Son Dakika

Hastanedeki yönetimsel istikrarsızlık emekçiyi yoruyor, hizmeti aksatıyor

2 saat önce

İmamoğlu ‘kızının ve yeğeninin tabletine el koydular’ demişti: 15 aydır tutuklu olan İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in yakınlarının evinde arama yapıldı
Son Dakika

İmamoğlu ‘kızının ve yeğeninin tabletine el koydular’ demişti: 15 aydır tutuklu olan İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in yakınlarının evinde arama yapıldı

2 saat önce