USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Spor 2 saat önce

Bizim takım

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Heyecan dorukta.

Heyecan dorukta. Nasıl olmasın; futbolun uluslar kategorisindeki en büyük organizasyonu Dünya Kupası’nda Türkiye de yarışacak. Hem de 24 yıl sonra. Buraya kolay gelmedik tabii ki. Zor koşulları aşarak adım adım geldik. Her şeyden önce bizim kısa sürede başarı, emek harcamadan başarı alışkanlıklarımıza karşı mücadele ede ede geldik.

Anımsayın geçmişte Milli Takım’ı kendi çiftlikleri gibi kullanmak isteyenleri, kendilerini takımın sahibi olarak görüp orada çöreklenenleri. İmtiyazları tehlikeye girince teknik direktörleri harcayanları... Milli Takım’ın yeniden yapılanması bu yüzden çok zor olmamış mıydı? O radikal görev Lucescu ’ya ihale edilmemiş miydi? En son Montella geldiğinde de yine Milli Takım üzerinde söz sahibi olmak isteyenler işleri az zorlaştırmamış mıydı? “Montella’nın ne kariyeri var ki?” dememişler miydi? İşte bu noktada Montella ’ya sahip çıkan, eleştirileri göğüsleyen TFF’yi kutlamak gerek. Şimdi bu istikrarlı sürecin ardından hem Milliler kazandı hem de Montella. Bu yüzden Dünya Kupası’na katılma başarısını sadece “altın jenerasyon” a bağlayamayız. Montella’nın oyun anlayışı ve daha önemlisi kendisinde ısrar edilmesi, ardından oyuncu kadrosunda sağlanan devamlılık çok çok önemliydi.

İşte bu yüzden oyuncu seçimlerini fazla eleştirmiyorum. Mesela takımlarında fazla zaman almamış olsalar da yine aynı oyuncuları çok daha formda yeni oyunculara tercih etmesini bu çerçevede ele almak ve kendimi rahatlatmak istiyorum. Çünkü hafızamızda birtakım baskılarla oyuncu seçimlerinde nasıl haksızlıklar yapıldığına dair anılar var. Mesela 2002’de çok formda olan İlhan Mansız ’ın nasıl yedekte tutulduğunu hepimiz hatırlarız. Takım içindeki baskı gruplarını da. Senegal maçında İlhan yedekten maça girdiğinde “Neden İlhan oynatılmıyor?” dedim durdum, “Şimdi bir şey yapamazsa onca eleştiri boşa çıkacak” diye düşündüğümü de hatırlıyorum. Neyse ki beni hiç mahcup etmemişti İlhan. Maça girer girmez attığı o şahane “ Altın Gol ”üyle.

Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Tarihteki çatışmaların da uzlaşmaların da ardında birikmiş nedenler vardır.

KK ile iktidar mutlak bultanı bakın nasıl birlikte kararlaştırdı...

Türkiye’de ağaçlar kesilmeye, ormanlar yakılmaya, su havzaları kurutulmaya gıda krizi derinleşmeye devam ediyor; toplumsal dokusunun örüntüsü çözülüyor. Bir yanda iklim sistemi çökerken öte yanda uluslararası düzen sarsılıyor. İki kriz aynı anda, aynı hızda derinleşiyor. Önümüzdeki 2-3 yol çok ama çok kritik! Bu gidiş içinde iyimser olmak olanaksız. Ülke adeta intihar ediyor!

Bugün CHP’nin içinden dışına çıkalım! Hatta Türkiye’nin de dışına çıkıp sonra içeri girelim.

Kılıçdaroğlu’nun yeni Osmanlıcılık çıkışı ile İmralı’ya gitmeyen ve Öcalan’la masaya oturmayan CHP’li milletvekillerine tepki göstermesi birbirini bütünlemektedir. Çünkü başta da belirttiğimiz gibi yeni Osmanlıcılık fiilen Türk-Kürt federasyonudur.

Oysa hepimizin nefes alma hakkı var. Nefes almak, gülümsemek, korkmamak, acı çekmemek, isyan etmemek, ülkemdeki ve dünyadaki rezillikleri kısacık bir süre için de olsa düşünmemek hakkı var.

Değerli dostlar, Atatürk’ün partisinin resmen cehennem ateşine atılıp Özgür Özel’e her açıdan tuzaklar kurulurken, bizlere düşen kendisine ve yol arkadaşlarına destek olmaktır; onların saflarında mücadele etmektir. Lütfen artık onlara olan inancınızı öne çıkarın, alkışlayın ve yaşadıkları kumpasa mani olun! İhtiyacımız budur.

İlginç olan ise dünyanın en yaygın yapılan sporu olan futbolun “football” değil, başka bir kelimeyle, “soccer” olarak adlandırıldığı dört ülkeden biri ABD.

Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...

Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesinde, bu salı yapılan grup toplantısı bir partinin değil, bir operasyonun fotoğrafını verdi.

İkisi de ilkçağlardan bu yana düşünerek, savaşım vererek...

Öğretmenin kaleminde ders değil; dayanma mürekkebi bırakan düzen...

Ön not: Bu diyalog, “Hakmana ya da ‘kimsesizlerin kimsesi’ üzerine” adlı yazımın devamıdır. Bir bütünlük için ilk diyalogla birlikte okunmasını öneririm.

Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...

Şu geçtiğimiz günlerde Türkiye “mutlak butlan” kararıyla öylesine dalgalandı ki adeta başka bir şeyin önemi kalmadı ülkede. Ama yaklaşan Dünya Kupası da vardı.

Beşiktaş’ta hoca arayışı sürüyor.

Sergen Yalçın “Taraftar isterse giderim” dedi; taraftar istedi ve o da gitti.

Herhâlde yılın esprisi buydu; TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “Avrupa’nın en az hata yapan hakemleri bizde” açıklaması…

Zaman kelimesini dillerinden düşürmeyenler sürekli “Zamana ihtiyacımız var” diyenler nedense zamanı en çok heba edenler.

Malumunuz; Dolmabahçe’de Beşiktaş’ın Karagümrük maçının ardından “taraftar olduğunu sanan bir grup” takımı ıslıklayarak soyunma odasına yolladı.

Yeni bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisine yaklaşıyoruz.

Burak Yılmaz’ın hakem yönetimlerine ilişkin, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu sorumlularına ilişkin açıklamalarına şaşırdınız mı?

Sevgili Lucescu’yu kaybettik. Çok üzgünüm. Ama böylesine değer görerek, böylesine sevilerek aramızdan ayrılması hep tek tesellim olacak.

Bir hakem nasıl olur da ta orta sahadan bir penaltıya hükmedebilir.

Oyun müthiş bir mücadele ile başlıyor

Tam 24 yıl bekledikten sonra Dünya Kupası’na katılıyoruz.

Şimdi gözler Milli Takım’ın bu akşam Romanya ile oynayacağı kritik maçta.

Galatasaray derbisinde doğan şüpheler ve yanlış hakem kararlarına doyurucu bir cevap gelmedi hâlâ.

Anımsayın neyin sözünü vererek TFF’nin başına geçmişti İbrahim Hacıosmanoğlu, “Şeffaf ve adil bir yönetim”.

Beşiktaş’ın yeni oyuncuları derbinin ağırlığı altında ezilmiş gibi başlıyorlar oyuna.

Bir sürü masrafa girildi ama bu yeni transferler yeteneklerinin ötesinde takımı sahiplenişleriyle de beğeni topluyor. Sonuçta Beşiktaş artık taraftarına ümit veriyor. Ve Beşiktaş uzun bir aranın ardından eski “büyük takım” kimliğine kavuşuyor.

Bu kadar yeni oyuncu olunca Beşiktaş için her 90 dakika artık bir test maçı gibi.

Sürekli tekrarlayıp duruyorum; bir takımın başarısı için olmazsa olmaz şeyler istikrar ve uyum.

Kendimi sürekli tekrarlıyorum; başarı için en önemli şeyin istikrar olduğu konusunda.

Tamam sürekli yeni transferle takımda istikrar yakalamak zor. Tamam Beşiktaş’ın Alanya maçındaki yeni transferleri -Oh hariç- ilk kez takıma katıldıklarından oraya buraya gereksiz koşarak alanlarını boş bıraktıl

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

'O buzdolabını doldur Arda'
Spor

'O buzdolabını doldur Arda'

3 saat önce

Dursun Özbek: 'Galatasaray vizyonuyla Türk sporuna yön vermiştir!'
Spor

Dursun Özbek: 'Galatasaray vizyonuyla Türk sporuna yön vermiştir!'

6 saat önce

Mauro Icardi'nin menajerinden transfer açıklaması: 'Bizim için seçenek değil!'
Spor

Mauro Icardi'nin menajerinden transfer açıklaması: 'Bizim için seçenek değil!'

9 saat önce