Yapay zeka Çinlileri işinden ediyor
Güncelleme Tarihi: Haziran 10, 2026 13:37
Çin’de şirketler, yapay zekayı hızla iş süreçlerine dahil ederken çalışan azaltmayı daha sessiz ve kademeli şekilde yürütüyor. Pekin yönetimi verimlilik için yapay zeka kullanımını teşvik ederken, ani ve büyük işten çıkarmaların sosyal istikrarı bozmasından endişe ediliyor.
Çin’de yapay zeka dönüşümü iş dünyasında yeni bir gerilim yaratıyor. Şirketler, üretkenliği artırmak için yapay zeka araçlarını hızla devreye alırken, çalışan azaltma süreçlerini daha görünmez ve kademeli şekilde yürütmeye başladı.
Hangzhou merkezli büyük bir internet şirketinde taşeron olarak çalışan Liu, şirketinin mart ayında personelden OpenClaw gibi yapay zeka araçlarını kullanmasını istediğini, kısa süre sonra da taşeron çalışanları sessizce işten çıkarmaya başladığını söyledi.
Liu’ya göre birçok çalışanın yaptığı görevler, iş akışlarının yapay zeka araçlarına aktarılmasıyla büyük ölçüde otomatik hale getirilebiliyor. Bu durum yalnızca mevcut çalışanları değil, yeni mezun işe alımlarını da etkiliyor.
Çinli şirketler, yapay zekadan verimlilik kazanımı elde etmeye çalışırken büyük çaplı işten çıkarmalarla dikkat çekmek istemiyor. Bunun nedeni, Çin’de kitlesel işten çıkarmaların hükümetin yakından izlediği sosyal istikrar konusu haline gelmesi.
Çin iş kanunlarına göre şirketlerin iş gücünün yüzde 10’unu aşan işten çıkarmalar için hükümet onayı alması gerekiyor. Ayrıca Çin mahkemeleri, bazı davalarda çalışanların yapay zeka ile değiştirilmesi gerekçesiyle yapılan işten çıkarmalara karşı karar verdi.
Bu nedenle şirketler, tek seferde büyük tasfiye yerine küçük ölçekli kesintiler, sözleşme yenilememe, doğal ayrılma ve yeni işe alımları azaltma gibi yöntemlere yöneliyor.
Çin’de özellikle teknoloji, reklamcılık, eğlence ve içerik üretimi gibi sektörlerde yapay zeka kullanımının çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor.
Büyük bir Çinli fintech şirketinde görev yapan üst düzey bir yönetici, özel şirketlerin kitlesel işten çıkarmaların yaratacağı siyasi ve sosyal sonuçlardan kaçınmak için bir miktar verimsizliği göze almak zorunda kalacağını söyledi.
Aynı yöneticiye göre Çin’de büyük teknoloji şirketlerinin hemen hepsinde yeniden yapılanma başladı. Pazarlama ve ön uç geliştirme gibi bazı görevlerde yapay zekanın insan emeğinin yerini giderek daha fazla aldığı ifade ediliyor.
Bazı şirketler yalnızca yapay zekayı iş süreçlerine eklemekle kalmıyor, çalışanların bu araçları ne kadar kullandığını da ölçmeye başlıyor. Bazı iş yerlerinde çalışanların kullandığı token miktarı, yani yapay zeka işlem tüketimi, verimlilik göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bir Çinli teknoloji şirketinde çalışan büyük veri mühendisi, yöneticisinin mart ayında çalışanları token kullanımına göre sıralamaya başladığını söyledi. Bu ölçütün performans değerlendirmeleri ve terfi süreçleriyle ilişkilendirileceği belirtiliyor.
Ancak çalışanlara göre token kullanımı doğrudan gerçek üretkenlik anlamına gelmiyor. Bazı çalışanlar, yapay zekanın “kullanmak için kullanıldığı” bir ortama girildiğini ve bu durumun yerlerini kaybetme endişesini artırdığını söylüyor.
Yapay zekadan en hızlı etkilenen alanlardan biri de eğlence sektörü oldu. Çin’de düşük bütçeli mikro dizi stüdyoları, yapay zeka ile oluşturulan oyunculara ve setlere yönelmeye başladı.
22 yaşındaki mikro dizi yapımcısı Ayase, çalıştığı yapım bölümünde daha önce 30-40 kişi bulunduğunu, yapay zekaya geçişten sonra her grubun yaklaşık 10 kişiye kadar düştüğünü söyledi. Canlı çekimler için yalnızca birkaç kişinin kaldığı ifade edildi.
Bu değişimin temel nedeni maliyet. Canlı oyuncuların günlük ücretleri küçük roller için bile binlerce yuana çıkabilirken, yapay zeka araçları düşük bütçeli yapımlarda çok daha ucuz bir seçenek sunuyor.
Pekin yönetimi, “AI Plus” girişimiyle kilit sektörlerde yapay zeka kullanımını 2027’ye kadar yüzde 70’e, 2030’a kadar ise yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyor. Ancak bu hedef, iş gücü piyasasında sancılı bir geçiş sürecini de beraberinde getiriyor.
Analistlere göre yapay zekanın oluşturduğu yeni iş alanları, ortadan kaldırdığı görevlerin hızına henüz yetişemiyor. Bu durum özellikle genç çalışanları ve kariyerinin başındaki beyaz yakalıları daha kırılgan hale getiriyor.
Çin’de 2025’te yapay zeka bağlantılı iş ilanları yüzde 74 artarken, genel iş piyasasında baskı sürüyor. 12,7 milyon üniversite mezununun iş aradığı ülkede giriş seviyesi ücretlerin düştüğü ve fırsatların azaldığı belirtiliyor.
Citibank’ın yakın tarihli bir raporuna göre Çin’deki tüm işlerin yüzde 9,6’sı, yani yaklaşık 70 milyon iş, yapay zeka kaynaklı yer değiştirme riskiyle karşı karşıya. Bu oran 20’li yaşlardaki çalışanlarda yüzde 13,6’ya yükseliyor.
Uzmanlara göre yapay zeka, Çin’in ekonomik dönüşümünde hem sorunun hem de çözümün merkezinde yer alıyor. Bir yandan işleri dönüştürüyor ve bazı pozisyonları ortadan kaldırıyor, diğer yandan sanayi verimliliği ve inovasyon için gerekli görülüyor.
Çin devlet medyası ise çalışanları rahatlatmaya çalışıyor. Yapay zekanın “insanların ekmek teknesini çalmadığı” yönünde mesajlar verilirken, yetkililerin istihdam ve yeniden beceri kazandırma planları üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Çin sosyal medyasında “yapay zeka kaygısı” etiketi milyonlarca görüntülenmeye ulaştı. Kullanıcılar, yapay zekanın kendilerini işlevsiz hale getirip getirmeyeceğini tartışıyor.
Bazı yapay zeka araçları ise doğrudan şirket departmanlarının yerini alabilecek şekilde pazarlanıyor. Alibaba’nın çok ajanlı kurumsal yapay zeka platformu Wukong’da, e-ticaret satışı, canlı yayın ve yazılım geliştirme gibi alanları otomatikleştirmeye dönük “tek kişilik şirket” becerileri bulunuyor.
İçerik operasyonlarında çalışan Liu, “Yapay zekayı kullanmayanlar elenecek” diyerek sektördeki ruh halini özetliyor. Ona göre yapay zekanın hayatın her alanına girmesi artık yalnızca zaman meselesi.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
