Çocuklarınız bırakın sıkılsınlar
Renkli ve hızlı dijital dünya yalnızca yetişkinleri değil çocukları da etkisi altına alıyor. Doğduğu günden bu yana sürekli teknolojik uyarana maruz kalan çocuklar, boş anlarında yine dijitalin birbirinden farklı içeriklerine sarılıyor. Bunun yanı sıra aileler de onların boş kalmasına ve canlarının sıkılmasına pek fırsat tanımıyor. Oysa can sıkıntısı yaşayacak çocukların bu zaman diliminde yeni düşünceler, farklı çözümler üretebileceğine dikkat çeken öğretmenler bu konuda şunları söylüyor:
“Çocuklar boş kalmayı pek istemiyor. Genelde evde olan, sokakta, parkta, bahçede oynayamayan çocuklar sürekli kendilerini meşgul edecek bir aktiviteye ihtiyaç duyuyor ve bunu ailelerinden talep ediyor. Çocuklar kendi başlarına bir oyun kurup oynayamıyor. Bu durum özellikle pandemi sonrasında daha da arttı. Ebeveynler o süreçte çocukları meşgul tutabilmek adına önlerine hep bir aktivite ya da dijital uyaranla çıktı. Bunun yerine onlara, ‘çocuğum hadi sen de burada kendi başına biraz oyalan’ demediler.
Çocuklar sanal medya ve dijital oyunlarla büyüdükleri için sürekli bir uyarana ihtiyaç duyuyor. Kendi akıllarını ve yeteneklerini kullanarak farklı bir aktivite üretme konusunda yetersiz kalıyorlar. Haliyle oyun da kuramıyorlar. Günümüz çocuklarının hepsi birer prens ve prenses. Bu nedenle akranlarıyla ortak bir oyun oynayacakları zaman hep kendi istediklerinin olmasını istiyorlar. Özellikle 5-6 yaş grubu ile 1, 2 ve 3’üncü sınıflarda bunu gözlemliyoruz. Ayrıca her istediği yapılan ya da boş bırakılmayan çocuk, okulda ders esnasında konuşmak için izin alması ya da öğretmeniyle bir araya gelebilmek için sıra bekle
mesi gerekince problem oluşuyor. Velilere, ‘sıkılmak iyidir’ diyoruz. Yine de veliler çocuklarının sıkılmasına fırsat vermiyor.”
- Prof. Dr. Ekmel Geçer, ( Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi): “Ebeveynler çocuklarının kendi kendilerine oyun kurabilme becerilerine destek verebilmeli. Ne yazık ki günümüzde dijital mecralar nedeniyle aileler çocukların sıkılmalarına dahi izin vermiyor. Çocuklar sıkılmayınca kendi kendilerine bir çözüm bulma ihtiyacına da sahip olmuyor. Oysa ebeveynler çocuklarının kendi kendilerine oyun kurma becerilerine destek olabilirse, yani onları her canı sıkıldığında telefon gibi diğer teknolojik cihazlarla buluşturmazsa çocukların sorun çözme becerisi de gelişir. Günümüzde çocuklar çok fazla oyun oynayamadığı, ekran başında zaman geçirdikleri için akranlarıyla işbirliği ve iletişim kurma becerisine sahip olamıyor, yaratıcılıkları zayıflıyor.”
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
