Seçil Erzan kararında yeni detaylar
İlk kez Habertürk’ün 2023 yılında gündeme getirmesiyle Türkiye’de bomba etkisi yaratan Seçil Erzan’ın davasıyla ilgili istinaf mahkemesinde dikkat çeken bir karar çıktı. Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberine göre kararda en çarpıcı bölümlerden biri Fatih Terim’e ilişkin değerlendirme oldu.
İstinaf dairesi, Terim’in uzun yıllardır bankacılık işlemlerinin Seçil Erzan tarafından yürütüldüğünü, Seçil Erzan’ın izinli olduğu dönemde ise banka yetkilisi Rüya Sağır üzerinden Terim’e gönderilen hesap bilgisinde, bankada bulunmayan 3 milyon dolarlık bir kalemin tabloya eklendiğinin iddia edildiğini hatırlattı. Mahkeme, bu eylemin yalnızca basit bir güven ilişkisi ihlali olarak görülmesinin yeterli olmadığını, bankacılık zimmeti yönünden görevli mahkemenin değerlendirme yapması gerektiğini vurguladı.
İstinaf kararında, ilk derece mahkemesinin mağdur Fatih Terim yönünden Seçil Erzan hakkında verdiği cezayı az buldu. Kararda “güveni kötüye kullanma” mahkumiyeti ile Rüya Sağır hakkındaki beraat hükmünün de bu nedenle bozulduğu belirtildi. Daire, bu bölümde yargılamanın görevli ağır ceza mahkemesinde yapılması gerektiğine işaret etti.
Kararın bir başka dikkat çeken bölümü Emre Çolak ve Emrah Çolak’a ilişkin oldu. İstinaf dairesi, 3 milyon 212 bin doların Seçil Erzan’ın bankadaki odasında Ali Yörük’e elden teslim edildiği iddiasını hatırlattı. Ancak aynı dosyada Atilla Yörük yönünden iddianamede olayın nasıl gerçekleştiğinin açık biçimde anlatılmadığını, buna rağmen mahkumiyet hükmü kurulduğunu belirtti. Daire, bir sanığın hangi eylemle suçlandığının iddianamede açık ve tartışmasız şekilde gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak bu bölümdeki hükmü de bozdu.
İstinaf mahkemesi yalnızca iddianamedeki eksikliklere değil, suç vasfına da dikkat çekti. Kararda, Seçil Erzan’ın banka müdürü olmasının tek başına TCK 158/1-h kapsamında “şirket yöneticisi” gibi değerlendirilmesine yetmeyeceği, bu nedenle bazı eylemlerde nitelikli dolandırıcılık yerine daha farklı bir suç vasfının tartışılması gerektiği kaydedildi. Bu tespit, dosyadaki bazı mahkumiyetlerin hukuki temelinin yeniden kurulması gerektiği anlamına geliyor.
BANTAŞ DETAYI: PARA TAŞIMA ARACI
Bülent ve İnci Çeviker’e ilişkin bölümde ise istinaf dairesi farklı bir noktaya işaret etti. Karara göre, müştekilerin yüklü miktardaki parayı güvenlik gerekçesiyle bankaya götüremeyeceklerini söylemeleri üzerine Seçil Erzan’ın bankanın para taşıma aracı olan Bantaş’a ait aracı göndereceğini belirttiği, Ali ve Atilla Yörük’ün bu araçla parayı teslim aldığı öne sürüldü. Daire, bu durumda bankanın maddi varlığının suçta araç olarak kullanıldığı değerlendirmesinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Bu nedenle Çeviker çiftine ilişkin hükümlerde de bozma kararı verdi.
