Borsada çöküş, kurda panik: İktisatçı Mahfi Eğilmez 'piyasa aldırmazlığı'nı anlattı
Türkiye, ''mutlak butlan'' kararının ardından siyaset sahnesinde yaşanan son gelişmelerin finansal piyasalara olan sert yansımalarını konuşmaya devam ediyor.
İktisatçı ve yazar Mahfi Eğilmez , son kaleme aldığı yazısında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kurultayı hakkında verilen 'mutlak butlan' kararının ardından piyasalarda yaşanan iki günlük çalkantıyı ve ekonomi yönetiminin arka arkaya aldığı acil önlemleri tüm detaylarıyla mercek altına aldı.
Siyaset ile finansal piyasalar arasındaki ilişkinin ne kadar kırılgan hale geldiğine vurgu yapan Eğilmez, toplumun hukuki ve siyasi krizlere karşı geliştirdiği tepkisizliği sosyolojik bir boyutta değerlendirdi.
İşte Eğilmez'in analizinden öne çıkan bölümler:
Kararın açıklanmasıyla birlikte piyasalarda adeta bir panik havası estiğini belirten Eğilmez, BIST 100 endeksinin Perşembe gününe 14.012 seviyesinden başlamasına rağmen karar sonrası yüzde 6,05 oranında sert bir düşüşle 13.164 puana gerilediğini hatırlattı.
Eğilmez, finansal stresteki artışın diğer göstergelere yansımasını şu sözlerle özetledi:
" Döviz talebinde ciddi bir artış ortaya çıktı ve kur yükselmeye başladı. Tahvil piyasasında yaşanan satış dalgasıyla... gösterge tahvilin faizi haftayı yüzde 44,24 ile tamamladı. Türk lirası gecelik endeks swaplarında faizin yüzde 43’e yaklaşması, piyasanın daha sıkı para politikası beklentisini fiyatlamaya başladığını gösterdi. Türkiye’nin risk primini de etkiledi ve CDS primi 20 baz puana yakın artışla 261 baz puana yükseldi. "
Borsadaki hızlı çöküşün ilk anda devre kesicilerle durdurulmaya çalışıldığını aktaran deneyimli iktisatçı, cuma günü Türkiye Varlık Fonu'nun devreye girerek yoğun alımlar yaptığını ve BIST 100 endeksinin haftayı 13.808 düzeyinde tamamlamasını sağladığını vurguladı.
Kur cephesinde ise Merkez Bankası'nın (TCMB) hamlelerine dikkat çeken Eğilmez, "TCMB devreye girerek döviz satışı yaptı ve kuru kontrol altına almayı başardı. USD/TL kuru 45,59’dan 45,70’e yükseldi ama ötesine TCMB izin vermedi. Bu arada TCMB, kuru tutabilmek için döviz satışı yaparken doğal olarak rezervlerini kullandı" ifadelerini kullandı. Eğilmez ayrıca, parasal genişlemeyi kontrol altına almak için kredi büyüme sınırlarının düşürüldüğünü hatırlattı.
Yazısının en çarpıcı bölümünde yaşananların sosyolojik tahlilini yapan Eğilmez, " Geçmişte olsa uzun süreli olumsuz etkiler yaratacak olaylar bugün yalnızca birkaç gün sürüyor " diyerek bu durumu " piyasa aldırmazlığı " kavramıyla tanımladı.
Toplumun, değer kayıplarını ikinci plana itip tüm dikkatini finansal yatırımlarına yönelttiğini belirten Eğilmez, ünlü edebiyatçı Kemal Tahir’in Esir Şehrin İnsanları romanındaki çarpıcı bir örneği okuyucularıyla paylaştı. Milli Mücadele'ye katılmayan ve yıllar sonra bulduğu oğlundan çok, içindeki yoğurt dökülmesin diye yere bıraktığı çatlak kâseyi düşünen anne metaforunu kullanan Eğilmez, şu sarsıcı tespiti yaptı:
" İnsanlar artık çoğu zaman vicdanıyla değil, hesap makinesiyle hareket ediyor. Haksızlıklar, hukuksuzluklar ve yolsuzluklar kısa süre konuşuluyor, ardından gündemden düşüyor. Çünkü herkesin aklı hep o kâsede. "
Siyasal iktidarın toplumdaki bu " piyasa aldırmazlığı " eğilimini çok net okuduğunu ve stratejisini buna göre kurduğunu belirten Eğilmez, yazısını ekonomi yönetimini ve toplumu bekleyen o kritik soruyla noktaladı:
" Görünüşe göre siyasal iktidar kaybetmek bir yana siyasette hedeflediği aşamaya biraz daha yaklaşmış oluyor. Peki toplumun yitirdiği zaman, yükselen faizler, katlandığı maddi kayıplar, üretimdeki düşüşler ne olacak? "
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
