USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Magazin 10 saat önce

Bir köpek ilacından küresel umut hikâyesi çıkar mı

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Hurriyet Kelebek Orijinal Haber ›
Bir dönem radyoaktif sular, “gençlik iksiri” diye satıldı.

Bir dönem radyoaktif sular, “gençlik iksiri” diye satıldı. Tıp tarihi, bazen bilimin ilerleme hikâyesi kadar, insanın çaresizlik anlarında neye inanabildiğinin de tarihidir. Şimdi o tarihe yeni bir sayfa eklendi. Bir köpek parazit ilacı, milyonlarca insan için “gizlenen kanser tedavisi”ne dönüştü. Hikâye, 2016’da Oklahomalı bir iş insanıyla başladı. İleri evre küçük hücreli akciğer kanseri tanısı almıştı. Boynundan karaciğerine kadar yayılmış bir hastalık... MD Anderson’da, pembrolizumab adlı immünoterapi çalışmasına alındı. 3 ay sonra PET görüntüleri temizdi. Aslında bu, onkoloji dünyasının çok yabancı olmadığı bir durumdu. Çünkü immünoterapi, bazı hastalarda gerçekten dramatik yanıtlar oluşturabiliyordu. Ama hasta iyileşmesini başka bir şeye bağladı: Fenbendazol. Yani bir köpek antiparaziter ilacına. Ve böylece, modern çağın en ilginç tıbbi mitlerinden biri doğdu. Bilimsel gerçeklerle internet hikâyeleri arasındaki en büyük fark şudur: Bilim, “bilmiyorum” diyebilir. İnternet diyemez. Çünkü algoritmalar, şüpheden hoşlanmaz. Kesinlik ister. Mucize ister. Ve özellikle de “sizden saklanan büyük sır” hikâyelerini sever. Bir köpek ilacının, milyar dolarlık kanser tedavilerini alt ettiği fikri... Bir dizi senaryosu kadar güçlüydü. BİR PODCAST HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ Sonra hikâye Güney Kore’ye sıçradı. Bir YouTube videosu, milyonlarca izlendi. Veteriner eczanelerinde fenbendazol stokları tükendi. Bir komedyen, bu ilacı kullandığını açıkladı. Ama küçük bir ayrıntı, sessizce kayboldu: Aynı anda kemoterapi de alıyordu. Modern çağın bilgi problemi biraz budur. İnsanlar artık bilgiyi değil, hikâyeyi tüketiyor. Ve hikâyeler, çoğu zaman ayrıntıları sevmez. Sonra pandemi geldi. İvermektin sahneye çıktı. Önce Covid için. Sonra kanser için. Joe Rogan’ın podcastinde, Mel Gibson, evre 4 kanserli üç arkadaşının ivermektin ve fenbendazolle “iyileştiğini” anlattı. Bölüm milyonlarca izlendi. Ve birkaç ay içinde, ABD’de bu ilaçların reçetelenmesi dramatik biçimde arttı. Tek bir podcastin, ulusal sağlık davranışını değiştirebildiği bir çağdayız. Bu, tıp tarihinin daha önce hiç görmediği kadar yeni bir güç. Şimdi burada durup çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Çünkü mesele, “bu ilaçlar tamamen saçmalık” demek değil. Aslında tam tersine. Bilim insanları, yıllardır bu molekülleri laboratuvarda inceliyor. Mebendazol, albendazol, ivermektin... Bazılarının, kanser hücrelerinde mikrotübülleri bozduğu, bazı büyüme yollarını baskıladığı hatta fare modellerinde umut verici sonuçlar oluşturduğu gösterildi. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü 2026’da ivermektin üzerine preklinik çalışma yürüttüğünü açıkladı. Ama işte, modern çağın en kritik bilim dersi burada başlıyor: Laboratuvarda çalışan şey, insanda tedavi anlamına gelmez. Onkoloji tarihi, farede mucize olup, insanda başarısız olan binlerce molekülle doludur. Kanser hücresi öldürmek kolaydır. İnsanı iyileştirmek zordur. Bir hücre kültüründe gördüğünüz etkiyi, gerçek insan bedeninde oluşturmak için bazen toksik dozlara çıkmanız gerekir. Bazen ilaç, insan vücudunda o seviyeye zaten ulaşamaz. Bazen de laboratuvardaki başarı, karmaşık insan biyolojisinin içinde kaybolur. İşte bilim insanlarını temkinli yapan şey budur. Ama sosyal medya, temkini sevmez. Çünkü “belki” viral olmaz, “kesin çözüm” olur. En acı tarafı ise şu: Bu hikâyelerin merkezinde çoğu zaman kötü niyet yoktur. Korku vardır, çaresizlik vardır, kontrol hissini geri kazanma arzusu vardır. Kanser, insana sadece hastalık değil, belirsizlik de verir. Ve insan zihni, belirsizlikten nefret eder. Bazen şu cümleyi duyarız: “Hocam, bunu denemenin ne zararı var?” Aslında bazen zarar, ilacın kendisi değildir. Kaybedilen zamandır. Geciken gerçek tedavidir. Kaçırılan fırsattır. Çünkü kanserde bazı pencereler, bir kez kapanır. İlginç olan şu: Bilim, bu molekülleri tamamen reddetmiyor. Araştırıyor, inceliyor, sorguluyor. Ama internet, araştırmayı beklemek istemiyor. Modern çağın en büyük çatışmalarından biri belki de bu: Bilimin temposu yavaş. Algoritmanın temposu ise çılgınca hızlı. Ve belki de bugün asıl sorumuz şu: İnsanlık, bilgi çağında mı yaşıyor, yoksa hikâyelerin, kanıtlardan daha hızlı yayıldığı yeni bir inanç çağında mı?

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Sadece geçen yıl 43 milyon dolar kazandı ama çok dertli: Kendi evime yetemiyorum!
Magazin

Sadece geçen yıl 43 milyon dolar kazandı ama çok dertli: Kendi evime yetemiyorum!

2 saat önce

O artık Zeynep Tecer!
Magazin

O artık Zeynep Tecer!

4 saat önce

Simge Sağın sevgilisini öve öve bitiremedi:
Magazin

Simge Sağın sevgilisini öve öve bitiremedi: "İçimde eksik kalan yeri doldurdu"

5 saat önce