USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 4 saat önce

Eğitim-İş Başkanı Özbay: 969 okul yöneticisi Tekin'in konuşmasına 'plansızca' çağrıldı

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Yönetici Yetiştirme Eğitimi” uygulaması, eğitimcilere göre eğitimi ciddiye almay

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Yönetici Yetiştirme Eğitimi” uygulaması, eğitimcilere göre eğitimi ciddiye almayan yönetim anlayışının yeni bir örneği haline geldi.

Eğitimciler, söz konusu uygulamayla okul müdürleri ve müdür yardımcılarının; plansızlığın, keyfiliğin ve “ben yaptım oldu” anlayışının bedelini ödemeye zorlandığını belirtti.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay

Uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, bugün yalnızca Ankara merkez ve ilçelerinden tam 969 okul yöneticisinin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sadece 20 dakikalık bir konuşması için sabahın erken saatlerinde Talim ve Terbiye Kurulu salonuna çağrıldığını duyurdu.

Özbay, tarihi günler öncesinden belli olan bir organizasyonun bu şekilde yürütülmesinin basit bir koordinasyon sorunu değil, eğitimcilere yönelik açık bir saygısızlık olduğunu dile getirdi.

Katılımın başvuru şartı yapılıp aynı anda “isteğe bağlı” gibi sunulduğunu ve bunun bir dayatma olduğunu kaydeden Özbay, şu ifadeleri kullandı:

"Hafta sonu, bayram tatili, özel yaşam demeden eğitim emekçilerinin hayatını yok sayan bu anlayış; üstelik çoğu yalnızca slayt sunumlarından oluşan içerikleri yüz yüze katılım zorunluluğuyla dayatmaktadır.

Uzaktan yapılabilecek eğitimlerin özellikle yüz yüze yapılmasında ısrar edilmesi, eğitimin niteliğiyle değil, 'katılım göstermiş olma' görüntüsüyle ilgilenildiğini ortaya koymaktadır. Erasmus görevi nedeniyle yurt dışında bulunanlar, sınav görevi olanlar, aylıksız izinde bulunanlar ya da aylar öncesinden program yapmış yöneticiler bu plansızlığın mağduru olmuştur. Üstelik bu mağduriyet yalnızca Ankara’yla sınırlı değildir. Türkiye’nin birçok ilinde eğitim yöneticileri benzer dayatmalarla karşı karşıya bırakılmıştır."

Bakanlığın çevrim içi eğitim taleplerine kulak tıkarken; 40 kişilik salonlara yöneticileri doldurup video ve sunum izletmeyi “yüz yüze eğitim” olarak sunduğunu ifade eden Özbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tablo, eğitim kavramının içinin nasıl boşaltıldığını açıkça göstermektedir. Dinlenme hakkı gasp edilen yöneticiler, bazı illerde 200–300 kilometreyi bulan yolları kendi imkânlarıyla gitmek zorunda bırakılmıştır. Buna rağmen tek kuruş yol ücreti ya da harcırah ödenmemesi kabul edilemezdir. İşin daha da vahim tarafı ise eğitimde görevlendirilen eğitmenlerin önemli bir kısmının görevlendirildiklerini 1-2 gün önceden, hatta bazı durumlarda bir akşam önce gelen telefonlarla öğrenmiş olmasıdır.

Birçok eğitimci “Akşam aradılar, sabah eğitime geleceğimi o zaman öğrendim” diyerek yaşanan plansızlığı bizzat ifade etmiştir. Sadece eğitimciler değil, kursun yapılacağı okullara bile bazı yerlerde 1-2 gün önceden bilgi verilmiştir. “Akademi” tarafından yürütüldüğü söylenen bu eğitimlerin akademik bir planlamadan uzak olduğu, yükün doktora yapmış öğretmenlere, müfettişlere ve il-ilçe yöneticilerine bırakıldığı görülmektedir. Ortada gerçek anlamda bir akademi değil; her zamanki gibi 'mış gibi yapan' bir anlayış vardır."

Özbay son olarak şunları söyledi:

"Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaya koyduğu bu tablo, eğitime ve eğitim emekçisine bakışının özetidir: Plansızlık, ciddiyetsizlik ve dayatma… Yusuf Tekin ve Milli Eğitim Bakanlığı şunu bilmelidir: Eğitim emekçilerini yok sayarak, gerçek sendikaların uyarılarını dikkate almayarak, eğitimcileri değersizleştiren uygulamalarla ne nitelikli yönetici yetişir ne de eğitim sistemi güçlenir. Eğitim, günü kurtarma işi değildir; ciddiyetin, planlamanın ve liyakatin işidir.

“Mış gibi yönetim” anlayışıyla ancak “mış gibi eğitim” düzeni kurulabilir. Bugün yaşanan tam da budur: İçeriği zayıf, planlaması eksik, yükü eğitim emekçisinin sırtına bırakılmış bir gösteri organizasyonu… Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu plansız ve sorumsuz uygulamadan derhal vazgeçmeye, eğitim emekçilerinin taleplerini dikkate almaya çağırıyoruz. Eğitimcileri değersizleştirmekten vazgeçin!"

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Ekran başında geçen süre uzuyor: Sosyal medya zihni nasıl şekillendiriyor?
Son Dakika

Ekran başında geçen süre uzuyor: Sosyal medya zihni nasıl şekillendiriyor?

26 dk önce

Hatimoğulları süreç hakkında net konuştu: 'Bütün Türkiye fark etti'
Son Dakika

Hatimoğulları süreç hakkında net konuştu: 'Bütün Türkiye fark etti'

1 saat önce

Ahmet Davutoğlu'ndan bakanlara eleştiri: İki seçmeni var
Son Dakika

Ahmet Davutoğlu'ndan bakanlara eleştiri: İki seçmeni var

2 saat önce