USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Magazin 2 saat önce

Genç yaşta yurtdışı deneyimi ve bavula sığmayan dersler

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Hurriyet Kelebek Orijinal Haber ›
Gülay: Gizemcim, biliyorsun Bilge, Erasmus projesi kapsamında Almanya’ya gitmişti.

Gülay: Gizemcim, biliyorsun Bilge, Erasmus projesi kapsamında Almanya’ya gitmişti. Geçen hafta sonu döndü. Biz orada kaldığı hafta boyu heyecan içindeyken o “Keşke bir hafta daha kalabilseydik” diyerek döndü...

Gizem: Yaa Gülay, evet inanamıyorum hâlâ, nasıl gönderebildin? Bilge şu an tam kaç yaşında, kaç kişi gittiler, nasıldı? Anlat biraz...

Gülay: Lise 2’nci sınıfta ve dolu dolu 15 yaşında. Okulun organizasyonuyla gittiler. 15 arkadaşı ve 2 öğretmeniyle beraber... Bu kısa bir değişim programı. Dönemlik değil. 2 ay önce Almanya’daki okuldan geldiler. Bilge’yi eşleştirdikleri Alman öğrenci bizde kaldı. 2 ay sonra da bizimkiler gitti. Nasıl gönderebildiğime gelince, gayet içim rahat gönderdim Gizem.

Gizem: Bana çok uzak ve kaygı dolu geliyor şimdi dinlerken. Ama zamanı geldiğinde belki daha kolay olur. Sanırım çocuğun yapısına ve o yaşa kadar kurulan ilişkiye göre değişiyordur durum. Bravo Bilge’ye, gitmek istemesi özgüven dolu bir davranış... Bir de bu genç yaşta başka bir kültürü yakından yaşaması çok büyük bir kazanç.

Gülay: Kesinlikle ve hemen etkisini gösteren bir kazanç. Çok küçük yaşlardan itibaren kendi siparişini vermekten tut, markette alışveriş yapmaya birçok meseleyi kendi kendine halletmeyi öğrenmesini istedik. Geçen yıl baba-kız sırt çantalı bir keşif turu yaptılar Avrupa’da. Çoğu müzeyi kendi gezdi; metrolar, trenler hatta otobüslerle seyahat ettiler. Bunun da çok faydası oldu.

Gizem: Hah, şimdi oldu. Eee tabii için rahat gönderirsin. Zaten hazırlamışsın çocuğu yıllarca. Gerçi buradan düşününce evet, Lorin de fena sayılmaz. Bilge’nin yaşına gelene kadar epey bir deneyim kazanmış olur o da. Kendine yetebilmeyi erken yaşta öğretmek hem aile hem de çocuk açısından epey faydalı.

Gülay: Lorin için neler yapıyorsun, o yaşta çocukları olan okurlarımıza örnek verir misin?

Gizem: Lorin artık 7 yaşında. Bu sene bakkala tek başına göndermeye başladım. Tabii bakkal sitenin içinde, dolayısıyla güvenlik endişem sokak kadar değil. Parayı kullanmayı öğrendi bu sayede. Etiket okuyabiliyor, cüzdanından gereken tutarı çıkarıp parasının üstünü almayı biliyor. Bu vesileyle benim kredi kartımı kullanmayı da öğrendi. Kartla alışveriş yaptığında da fişteki çekilen tutara dikkat ediyor. Bu sene 1’inci sınıfta hem parayı öğreniyorlar hem de okulun düzenlediği kermesler ve pazara gitmek gibi okul dışı geziler çocukların kendi başına alışveriş yapma ve bir ürün satın alma becerilerine ciddi katkı sağladı. Mesela AVM’de restorana yürüyorsak önden gidip hepimizin adına rezervasyon yapmayı, karşılamayla konuşmayı çok seviyor. Mutfakta da fena sayılmaz, sabahları hepimize tost yapabiliyor, üstelik salçalı. Makarna yapmaya çok hevesli ama henüz tencereyi kaldıramayacağı için “Bunu seneye tekrar konuşalım” dedik. Bazı yaşıtlarını hâlâ annesi/babası yıkamasına rağmen Lorin bir yıldan uzun süredir kendi başına yıkanıyor. Özetle özgüveni yaşına göre iyi, becerileri yerinde, birçok şeyi tek başına yapabiliyor ama gel gör ki bir bardak suyunu oturduğu yerden, illa da benden istiyor (gülüyor).

Gülay: Bilge, Alman ailenin yanındayken her sabah saat 6’da kalkıp kahvaltı saatinde masaya oturmuş. Aynı disiplini burada sürdürelim dedik ama nerde... Bunların prenseslikleri hep bize. Lorin de Bilge gibi evde sana bunu yapsa da dışarıda aslan gibi halleder her şeyi. Orada yaşadıklarını Bilge bizim için yazdı; çocuğunu böyle bir organizasyona göndermeyi düşünenler, kazanımları onun bakış açısından okuyabilirler.

‘İletişim problemlerini çözme ve inisiyatif alma becerilerimi çok geliştirdi’

Bilge Altan, Erasmus+ projesiyle bir hafta Almanya’nın Glückstadt şehrinde eğitim gördü.

Okulumda Erasmus+ duyurulduğunda heyecanlanmıştım. Yurtdışında okumak istediğim için daha hangi ülke olduğu açıklanmadan katılmak istemiştim. Gidilecek yerin Almanya olduğunu öğrenince katılma isteğimi kesinleştirdim ve ailemle paylaştım. Üniversitemi Almanya’da okumak istediğimden kültürünü ve yaşantısını öğrenmek benim için önemliydi. Ailem de destek olunca sınava ve mülakata girdim, kazandım. Değişim programı Almanya’nın Schleswig-Holstein eyaletinin Glückstadt şehrindeki bir liseydeydi. Partnerlerimizle eşleşmeyi öğretmenlerimiz ayarladıktan sonra iletişim kurmaya başladık programdaki partnerim Lotta ile. Önce biz onları ağırladık.

O gelirken oldukça heyecanlıydım çünkü nasıl ağırlamam gerektiğinden emin olamıyordum ama o gelince bu çok çabuk çözüldü ve düzene oturdu. Erasmus projemiz Avrupa ve Türkiye’deki gençlik arasındaki farklardı. Okulda çalışmalarımızı yaptıktan sonra ona Çanakkale’yi gezdirdim. Buranın tarihinden ve doğal güzelliklerinden oldukça etkilendi. Mutfağımızın lezzetlerini de oldukça beğendi. Arada İngilizce seviye farkımıza bağlı iletişimsizlik problemlerimiz oldu ama üstesinden geldim. Öğrendim ki mükemmel İngilizce kullanmak her zaman mükemmel iletişim sağlamıyor. Bir hafta sonra arkadaşımı uğurladık.

Şimdi sıra bendeydi. Gitmek için çok heyecanlıydım çünkü ailemle birçok seyahat yapmış olsam da bu, kendim gideceğim ilk seyahatti.

Glückstad oldukça küçük bir şehir. İlk gün endişeliydim ancak endişem kısa sürede kayboldu. Partnerim ve ailesi oldukça misafirperverdi. Aile yapıları bizimkinden oldukça farklıydı. Herkes oldukça bireyseldi. Sanki herkes tek yaşıyor gibiydi ama bu tabii ki birbirlerini sevmediklerinden değil. İkinci gün uzun bir bisiklet turuna çıktık. Küçük bir tur olarak düşündüğüm gezi yaklaşık 35 kilometrelik bir yola dönüştü. Yol boyunca karşılaştığımız herkese selam verdik. Onların selamı ‘moin’ (moyn). ‘Hallo’ demek yerine ‘moin’ demeyi tercih ediyorlar. Bölgesel bir ağız alışkanlığı ve bence çok sempatik.

Diğer günler okula giderek projemizi tamamladık. Alman öğrencilerin öğretmenlerine yaklaşımı buradakinden çok farklı. Öğretmen bir otorite unsurundan ziyade sevilen bir öğrenim görevlisi hatta arkadaş gibi. Gerçekten çok destekleyici bir eğitim sistemleri var.

Bazı günler trenle Hamburg’a gittik. Bu gezilerde öğretmenler tarafından yönlendirilmek yerine hep beraber projeler ve araştırmalar yaptık. Ailede gözlemlediğim gibi okulda da bireyselliğe gerçekten çok değer veriyorlar.

Erasmus’tan gerçekten çok keyif aldım. Benim için hem kültür farkını azalttı, bana birçok fikir, bakış açısı kattı ve arkadaşlıklar kurmamı sağladı. Bir diğer önemli şey işlerin plana göre gitmemesi, iletişim problemlerini çözme ve inisiyatif alma becerilerimi çok geliştirdi.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

‘O temas ve sıcaklık insanlar için temel ihtiyaç’
Magazin

‘O temas ve sıcaklık insanlar için temel ihtiyaç’

2 saat önce

Hem farklı olsun hem de ofise giyelim
Magazin

Hem farklı olsun hem de ofise giyelim

2 saat önce

‘İlk şarkımı kredi çekip çıkarmıştım’
Magazin

‘İlk şarkımı kredi çekip çıkarmıştım’

2 saat önce