Zayıflama ilaçlarının ağır bedeli: 'Ozempic yüzü' estetik cerrahide patlamaya yol açtı
Son yıllarda diyabet tedavisinden ziyade hızlı kilo verme amacıyla yaygınlaşan zayıflama ilaçları, estetik cerrahi sektöründe beklenmedik bir hareketliliğe neden oldu. İngiliz Estetik Plastik Cerrahlar Derneği (BAAPS) tarafından yayımlanan son rapor, "Ozempic" ve benzeri ilaçların kullanımı sonrası ortaya çıkan deformasyonların, hastaları bıçak altına yatmaya zorladığını ortaya koydu. Uzmanlar, " Ozempic yüzü " olarak adlandırılan bu durumun, sadece bir dış görünüş sorunu değil, ciddi bir kas dokusu kaybı belirtisi olduğu konusunda uyarıyor.
Bilimsel araştırmalar, Ozempic ve benzeri etken maddeli ilaçların vaat ettiği hızlı zayıflamanın, vücutta öngörülemeyen yapısal değişikliklere yol açtığını gösteriyor. UNC Gillings Küresel Halk Sağlığı Okulu'ndan obezite uzmanı Dr. John A. Batsis'in Annals of Internal Medicine dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, bu ilaçlarla verilen kilonun içindeki kas kaybı oranı beklenen seviyelerin çok üzerinde. Yüz bölgesindeki destekleyici kas dokusunun hızla erimesi, özellikle yanaklarda "hollow" (çökük) bir görünüme ve elmacık kemiklerinin etrafındaki derinin sarkmasına neden oluyor. Bu tablo, kullanıcıların yaşlı ve yorgun bir görünüme bürünmesine yol açarak estetik müdahaleleri kaçınılmaz kılıyor.
BAAPS verilerine göre, estetik cerrahi operasyon başvurularının yüzde 93,9'unu kadınlar oluşturuyor. Zayıflama ilaçlarının yan etkilerini gidermek amacıyla yapılan müdahalelerde çarpıcı artışlar gözlemlendi. Raporun öne çıkan verileri ise şu şekilde:
Uzmanlar, ameliyatsız yöntemlerin yüzün yumuşak dokusundaki yapısal gevşemeyi düzeltmede yetersiz kaldığını, bu nedenle hastaların daha kalıcı ve cerrahi çözümlere yöneldiğini belirtiyor.
Eski BAAPS Başkanı Rajiv Grover, estetik cerrahiye olan bu yoğun ilginin arkasında sadece ilaç yan etkilerinin değil, aynı zamanda sosyal medyanın da olduğunu vurguluyor. Sosyal mecralarda paylaşılan "doğal ve onarıcı" cerrahi sonuçlar, insanların bıçak altına yatma konusundaki çekincelerini azaltıyor. İlacın üreticisi Novo Nordisk ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, hasta güvenliğini önemsediklerini ve kronik rahatsızlıklar için kullanılan her ilacın kişiden kişiye değişen yan etkileri olabileceğini hatırlatarak, bu tür tedavilerin mutlaka uzman hekim kontrolünde yapılması gerektiğini savundu.
