USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Magazin 2 saat önce

Müjde: Annelerin kızlarına iyi, zengin, sağlam bir koca bulma operasyonu…

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Hurriyet Kelebek Orijinal Haber ›
Müjde: Annelerin kızlarına iyi, zengin, sağlam bir koca bulma operasyonu…

Hoş geldiniz Sevgili Zeynep Avcı, yeni şarkınız "Müjde" müzik listelerinde yerini aldı. Şarkının oluşum aşaması, emeği geçenler, dinleyici yorumlarını sizden dinleyebilir miyiz?

- Öncelikle güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. “Müjde” benim için hem çok eğlenceli hem de çok tanıdık bir hikâyeden doğan bir şarkı. Aslında şarkı hepimizin çevresinde gördüğü o meşhur meseleden ilham alıyor: Annelerin kızlarına iyi, zengin, sağlam bir koca bulma operasyonu… Yani öyle basit bir süreç değil, adeta aile projesi.

Ama bazen o proje o kadar büyüyor ki sonunda kızlar koca bulamıyor, tabiri caizse evde kalıyor. Ben de bu konuyu biraz gülümseyerek, biraz da kendimizle dalga geçerek anlatmak istedim. Şarkının sözlerini geçen yaz yaklaşık 20 dakikada yazdım. Sanırım bu mesele yıllardır içimde birikmişti, kalem de o yüzden hiç zorlanmadan aktı. İlk yazıldığı hâliyle bugünkü hâli arasında ise çok güzel dönüşümler oldu. Aranje sürecinde şarkının enerjisi daha da büyüdü, hikâyesi daha eğlenceli bir tona kavuştu. Stüdyoda birlikte çalıştığımız ekip de bu ruhu çok iyi yakaladı ve herkes kendi dokunuşunu katarak şarkının bugünkü hâline gelmesine katkı sağladı. Şarkı yayınlandıktan sonra dinleyicilerden gelen geri dönüşler ise gerçekten çok keyifliydi. Özellikle kızların annelerine şarkıyı söyleyerek çektikleri videolar gönderildi. Bu videoları izlemek inanılmaz eğlenceliydi. Bir şarkının insanların hayatındaki küçük anlara eşlik ettiğini görmek, hatta aile içinde tatlı bir şakaya dönüşmesi benim için çok değerli. Kısacası “ Müjde ”, hem tanıdık hem de eğlenceli bir hikâye anlatıyor. Dinleyen herkesin içinde biraz kendinden, biraz da çevresinden bir şeyler bulabileceği bir şarkı oldu ve bu da beni çok mutlu ediyor.

Hem Berlin’de hem de Türkiye’de müzik çalışmalarınız devam ediyor. Ağırlıkla Berlin'de misiniz? Türkiye'deki konserlere mi yoğunluk veriyorsunuz?

- Bu dönem Türkiye’deki konserlerimiz biraz daha yoğun. Farklı şehirlerde dinleyicilerle buluşmak benim için çok keyifli oluyor. Almanya’da ise daha çok kurumsal geceler ve özel etkinliklerde sahne alıyorum. Bunun yanında Almanya için planladığımız özel bir proje de var. “Dört Dörtlük” adını verdiğimiz yeni bir konser konseptiyle turneye çıkmayı planlıyoruz. İlk konserimizi Ocak ayında Berlin’de gerçekleştirdik ve çok güzel bir atmosfer oluştu. Şu anda diğer şehirlerle görüşmelerimiz devam ediyor. “Dört Dörtlük” aslında adından da anlaşılacağı gibi, dinleyicinin sevdiği hiçbir şarkının eksik kalmadığı bir konser olsun diye düşündüğümüz bir proje. İstek şarkılara oldukça fazla yer verdiğimiz, daha akustik, samimi ve adeta bir oturma odası havasında geçen bir konser konsepti. Dinleyiciyle aramızdaki bağı çok daha yakın hissettiğimiz özel bir sahne deneyimi oluyor.

"ŞARKIYI İLİKLERİME KADAR HİSSETMEDEN OKUYAMAM"

Nağmeler ve kattığınız duyguyla şarkıları başka bir boyuta taşıyorsunuz. Sizce slow mu hareketli şarkılar mı Zeynep Avcı'yı tanımlıyor?

- Sanırım beni en çok tanımlayan tarafım slow ve duygulu şarkılar. Sahnedeyken ya da stüdyoda şarkı söylerken o duygunun gerçekten içimden gelmesi gerekiyor. Çünkü ben söylediğim her şarkıyı iliklerime kadar hissetmeden okuyamam. Aslında benim için bir şarkının çok tutması ya da listelerde nerede olduğu ikinci planda kalıyor. En önemlisi o şarkıyla gerçek bir bağ kurabilmem. Eğer o duyguyu içimde hissediyorsam, zaten sahnede de dinleyiciye geçiyor. İnsanlar da o samimiyeti hissettiğinde şarkı bambaşka bir yere taşınıyor. Bu yüzden beni en iyi anlatan şey sanırım duygulu, hikâyesi olan şarkılar. Ama tabii sahnede zaman zaman hareketli şarkılar da söylüyoruz; enerjiyi dengelemek de önemli. Yine de Zeynep Avcı denince çoğu kişinin aklına önce o duygulu yorum geliyor diye düşünüyorum.

Farklı ve güçlü bir sesiniz var, sahne öncesi sesinizi korumak veya hazırlamak için yaptığınız kimsenin bilmediği ritüelleriniz var mı?

- Her sahneden önce mutlaka repertuarımı gözden geçiririm. Hangi şarkıda sesimi nasıl kullanacağımı, nerede nasıl bir yorum yapacağımı kafamda tasarlarım. Bu benim için sahneye hazırlanmanın önemli bir parçası. Sahne öncesinde yemek yemem, gün boyunca genellikle sadece ılık su içerim. Ayrıca ne kadar yoğun olursa olsun en az yarım saat ses ve diyafram egzersizlerimi yapmaya mutlaka özen gösteririm. Bu rutin hem sesimi korumama hem de sahnede kendimi daha rahat hissetmeme yardımcı oluyor.

Hiçbir sınırın olmadığı (dil,bütçe,mekan) bir proje yapma şansınız olsaydı hangi dünya yıldızıyla nasıl bir atmosferde olsun isterdiniz?

- Ne güzel bir soru… Sanırım ilk aklıma gelen şey, dünya barışının ilan edildiği çok büyük bir konserde ülkemi temsil etmek olurdu. Müziğin insanları bir araya getiren gücünü böyle anlamlı bir anda yaşamak tarif edilemez olurdu. O sahnede hayal kurmam gerekirse; solumda Celine Dion, sağımda Sezen Aksu olurdu. Sanırım bundan ötesi yok.

Cover şarkıyla tanındınız ama şarkıyı bambaşka bir boyuta da taşıdınız, Zeynep Avcı bir şarkıyı coverlamadan önce neye bakar, nasıl karar verir bir şarkıyı seslendirmeye?

- Bir şarkıyı coverlamadan önce ilk baktığım şey, o şarkının yüreğime dokunup dokunmadığı. Eğer içimde bir karşılığı yoksa onu söylemem de çok mümkün olmuyor. Sonrasında sesime uyup uymadığına bakıyorum. Çünkü her güzel şarkı her ses için doğru olmayabiliyor. Bir de şarkının özüne çok dokunmadan ona farklı olarak ne katabileceğimi düşünüyorum. Eğer kendi yorumumla şarkıya yeni bir duygu katabileceğime inanıyorsam o zaman seslendirmeye karar veriyorum.

Cover bir parçayla tanındınız fakat sonrasında Zeynep Avcı'yı kendi söz müziğiyle de dinledik ve dinlemeye devam ediyoruz. Zeynep avcı üretim yapabildiğini nasıl keşfetti?

- Sanırım üretmek benim için sonradan öğrenilen bir şeyden çok, içimde hep var olan bir ihtiyaçtı. Çocukluğumdan beri yazıyorum; hikâyeler, şiirler, şarkı sözleri… Duygularımı ifade etmenin en doğal yolu hep kâğıt oldu. Müzikle daha fazla iç içe oldukça, yazdıklarımın aslında melodilerle de yaşayabildiğini fark ettim. Beste yapabildiğimi keşfetmem 20’li yaşlarımda oldu ama sanırım o tohum çok daha önce atılmıştı. Benim için üretmek, insanın içindeki duyguların bir şekilde dışarı çıkma yolu bulması gibi.

"İLK YAZDIĞIM ŞARKIMIN BENİM İÇİN MANEVİ DEĞERİ ÇOK YÜKSEK"

İlk yazdığınız şarkıyı saklıyor musunuz peki yoksa yayınladınız mı? Ya da yayınlanmayı mı bekliyor?

- İlk yazdığım şarkıyı henüz yayınlamadım. Manevi değeri benim için çok yüksek. Adı “Benim Hayatım.” O yüzden biraz doğru zamanı bekliyorum. Arada kaybolup giden bir şarkı olmasını istemem. Belki bir gün tam yerine oturan bir anda, mesela çok güçlü bir dizi sahnesinde hayat bulur diye hayal ediyorum. O zaman şarkının duygusunun gerçekten karşılığını bulacağını düşünüyorum.

Sahnedeki Zeynep Avcı ile günlük hayattaki Zeynep aynı kişi mi? Değilse o sahnedeki güçlü kadını nasıl tanımlarsınız?

- Genel olarak her zaman doğal olmayı tercih eden biriyim, o yüzden sahnedeki Zeynep Avcı ile günlük hayattaki Zeynep Avcı arasında çok büyük bir fark yok. Tabii sahne, işin doğası gereği biraz daha profesyonellik ve mesafe gerektiren bir yer. Ama hem sahnede hem günlük hayatımda ortak olan bir şey var: titizlik ve disiplin. Yarım işlerden hiç hoşlanmam, yaptığım her şeyi en iyi şekilde yapmaya çalışırım.

"EN DOĞRU YOL, KALBİNİN ÇAĞIRDIĞI YOLDUR"

Müzik sektörünün kalbinde, hem güzelliklerini yeri geldiğinde de zorluklarını yaşayan biri olarak bir gün çocuklarınız da müzikle uğraşmak istese ne düşünürsünüz, sonuna kadar destekler misiniz yoksa minik müdahelerle başka şeylere yönlendirmek ister misiniz?

- Bir insanın hayatta en doğru yolu, kalbinin gerçekten çağırdığı yoldur diye düşünüyorum. Eğer bir gün çocuklarım müziği seçerse, bunu sorgulamak yerine anlamaya çalışırım. Çünkü insan sevdiği işi yaptığında sadece başarılı olmaz, aynı zamanda hayata da daha anlamlı bir iz bırakır. Benim için önemli olan hangi mesleği seçtikleri değil; vicdanlı, kimseye zarar vermeyen ve yaptığı işe ruhunu koyan insanlar olmaları. Düşmek de yolun bir parçası. Ama şunu bilmelerini isterim: Hayatta hangi yolu s

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Hollywood’un devlerinden İngiliz Rivierası’na dev yatırım: 25 milyon sterlinlik sahil sarayı!
Magazin

Hollywood’un devlerinden İngiliz Rivierası’na dev yatırım: 25 milyon sterlinlik sahil sarayı!

2 saat önce

Dwayne 'The Rock' Johnson'a cam filmi cezası!
Magazin

Dwayne 'The Rock' Johnson'a cam filmi cezası!

3 saat önce

Gönül Dağı'nda ASELSAN ve TUSAŞ ziyareti
Magazin

Gönül Dağı'nda ASELSAN ve TUSAŞ ziyareti

5 saat önce